"Bazı Sahabe-i Güzine, ayrı ayrı maksatlar için dua etmiş. Duası öyle parlak bir surette kabul olmuş ki, o keramet-i duaiye, mu’cize derecesine çıkmış." Burada neden "keramet" denilmiş olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamber Efendimizin (a.s.m) hayatı, normal olarak bizim gibi cereyan etmektedir. Bazen de ihtiyaca binaen gösterdiği bazı olağanüstü ve insanların benzerini yapmaktan aciz kaldığı olaylar var ki, bunlara mucize denilir.

Bazı durumlarda, bizim gibi insanlara da verilmiş olan dualarla Allah'a iltica etmesi var ki, anormal olduğundan ikram ve keramet addedilir. Lakin her isteğinin gerçekleşmesi ve insanların da buna vakıf olması gibi özel durumlardan dolayı, bu da mucize derecesinde sayılabilir. Çünkü insanların normal şartlar altında her duasının hemen ya da istenilen bir zamanda kabulü fazla rastlanır bir durum değildir. İşte Efendimiz (a.s.m) duada da böyle olağandışı bir mertebede olduğunudan, mucize seviyesinde kabul edilebilir.

Bu dualar, umumiyetle Peygamber Efendimiz (asm) vefat ettikten sonra da eserleri devam eden dualardır. Malum, mu’cizeler nübüvvetin fiilen devam ettiği dönemde gösterilir. Halbuki bu duaların bereketi ve tesiri vefat-ı Nebi (asm)'den sonra da devam etmektedir. İşte bu gibi dualara keramet de denilebilir. Zira nübüvvetin fiilen bitmesinden sonra da devam etmektedir.

Bu duaların mu’cize seviyesine çıkması ise, kerametten daha uzun ömürlü, daha aşikâr ve daha yüksek olmasından dolayıdır. Malum Peygamber Efendimiz (asm)'in biri velayet, diğeri risalet olmak üzere iki ciheti bulunuyor. Kerametler velayetin meyvesi, mu’cizeler ise risaletin meyvesidir.

Peygamber Efendimiz (asm)'in velayeti ile mazhar olduğu kerametler, elbette normal velilerin kerametinden daha yüksek, daha parlaktır. Dolayısı ile "Peygamber Efendimiz (asm)'in bu gibi kerametleri mu’cize seviyesinde bir keramettir." denilmesi gayet ince bir farka işaret ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...