"Ben Kur’ân’ın tenzili için harb ettim. Sen de tevili için harb edeceksin." Buradaki “tevil” sözcüğü ne anlama gelmektedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sözlükte “dönüp varmak, dönüp gelmek” anlamındaki "evl" kökünden türeyen "te’vîl" “döndürmek; sözü iyice inceleyip varacağı mânaya yormak; bir şeyi amaçlanan son noktaya ulaştırmak” demektir. Terim olarak “naslarda geçen bir lafzı bir delile dayanarak aslî mânasından alıp taşıdığı muhtemel mânalardan birine nakletmek” diye tanımlanır.(1)

İlk dirâyet tefsirinin müellifi olan Mâtürîdî tefsirle te’vil arasında ayırım yapmış, tefsirin “ilâhî kelâmın mâna ve maksadı hakkında kesin ifade kullanma” anlamına geldiğini, bunun nüzûl sebeplerini bilen ve hadiselere vâkıf olan ashap tarafından yapılabileceğini belirtmiştir. Te’vil ise sözün varabileceği muhtemel mânalara yorulmasıdır. Mâtürîdî’ye göre tefsir tek ihtimalli, te’vil çok ihtimallidir.(2)

"Ben Kur'anın tenzili için harbettim, sen de tevili için harbedeceksin!"(3)

hadisinde ifade edilen tevil Kur’an ve sünneti doğru, sadık ve sağlıklı anlamayı ifade ediyor. Yukarda tanımını vermiş olduğumuz teknik anlamda ki tevilin manası ile bu hadiste ifade edilen tevil çok farklıdır. Hadiste ki tevil Ehl-i sünnetin Kur’an ve sünnetten anladığı hak ve doğru manaları temsil ederken karşıtı ise bidat ve dalalet manalarını temsil ediyor.

Hazreti Ali (ra)’in başı iki zümre ile dertte idi. Birisi Şia adı altında kendine taraftar olduğunu iddia eden bidat guruplar diğeri ise düşmanca tavır alan hatta şehit olmasına sebebiyet veren sapkın haricilerdir. Bu iki gurupta Kur’an’a yanlış manalar verip bozuk tevillere girmişler. Hazreti Ali (ra)’te bu yanlış tevillere karşı Kur’an’ın hak tevillerini savunmuş.

Ehl-i sünnetin kendi içindeki "tevil" kavramı ise “naslarda geçen bir lafzı bir delile dayanarak aslî mânasından alıp taşıdığı muhtemel mânalardan birine nakletmek” anlamına geliyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “evl” md.; İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “evl” md.; Lisânü’l-ʿArab, “evl” md.
(2) bk. Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân, I, 3-4; III, 269-273.
(3) bk. el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 6:244; Müsned, 3:31, 33, 82; İbni Hibban, Sahih, 9:46, no. 6898.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...