"Bir dakika zarfında, yirmi paralık bir sıkıntıyla ... On dakika zarfında, kırk ikilik bir top gibi" ifadesinde neyden bahsediliyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Hatta kendim, bir dakika zarfında, yirmi paralık bir sıkıntıyla, altmış liralık bir haseneye tercih etmeye çalıştım.
Hem on dakika zarfında, büyük bir mücahede-i mânevîde, benim cephemde, kırk ikilik bir top gibi düşmanlarıma atıp yol açtığı halde, o iki nefs-i emmârenin, muvakkat bir gaflet fırsatında, hodgâmlık ve meyl-i tefevvuk gibi gayet zulümlü ve zulümatlı hissiyle, büyük bir şükür ve teşekkür yerine, 'Niçin ben atmadım?' diye, en çirkin bir riya ve rekabet damarını hissettim.
Cenâb-ı Hakka yüz bin şükür ediyorum ki, Risale-i Nur ve bilhassa İhlâs Risaleleri, o iki nefsin bütün desâisini izale ve onların açtığı yaraları tedavi ettiği gibi, o bir dakika ve on dakikadaki hâletleri birden izale etti. Ve mânevî bir istiğfar olan kusurumu bildim. O hatânın muaccel cezası olan içindeki elemden ve azaptan kurtuldum." (Kastamonu Lahikası, 148. Mektup)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Kastamonu Lahikası’nda geçen bu ifadeleri, bir insanın kendi iç dünyasında yaşadığı en ince ve en şiddetli imtihanlardan birini anlatır. Burada bahsedilen dakikalar aslında ihlasın ne kadar hassas bir denge olduğunu ve nefsin en yüksek mertebedeki bir insanı bile nasıl avlamaya ve alt etmeye çalıştığını gösterir.
"Bir Dakika" ve "Yirmi Paralık Sıkıntı" Meselesi
Burada Üstad, insandaki rahat düşkünlüğü ve benlik çatışmasını nazara verir.
Nefis çok küçük, ehemmiyetsiz maddi veya manevi zahmetten (yirmi paralık sıkıntı - yarım kuruş değerinde -) kaçmak için, sonunda çok büyük bir sevap ve hayır (altmış liralık hasene) olan bir işi kaybetme meylidir.
Nefis, o anki basit bir his için ebedi bir kazancı feda etmeye çalışır. "Şimdi biraz yorulmayayım, sonra yaparım." veya "Bu küçük zahmete değmez." diyerek kişiyi büyük bir hayırdan mahrum bırakmak ister. Üstad, kendi nefsinde bu meyli hissettiğini belirterek, nefsin ne kadar hodgâm olduğunu vurgular.
"On Dakika" ve "Kırk İkilik Top" Temsili
Bu kısım, manevi bir hizmetin veya başarının ardından gelen gizli riya ve meyl-i tefevvuk ile ilgilidir.
Üstad, manevi bir mücadele içindedir. O anki hizmeti, düşmanların fikirlerini yerle bir eden kırk ikilik bir top -o dönemin en güçlü toplarından biri- gibidir. Yani ortaya devasa bir başarı çıkmıştır.
Normalde böyle büyük bir başarı karşısında Allah’a şükredilmesi gerekirken, Üstad'ın nefsindeki kötülüğü emreden hisler, o on dakika içinde devreye girer.
Başarıyı başkası kazandığında veya o başarı bir başkasının eliyle ihsan edildiğinde, nefis kıskançlık gösterir. "Bu harika işi neden ben yapmadım, neden alkışı ben almadım?" diyerek rekabet ve şöhret damarını uyandırır. Bu, ihlası zedeleyen en tehlikeli duygulardan biridir. Tabi ki, bu durumu Üstad sadece kendisini ve hissini anlatmak için değil, bizim de içerisinde bulunduğumuz tehlikeli durumu bildirip dikkatli olmamız yazmıştır.
Bu Haletlerin Önemi ve Tedavisi
Üstad Hazretleri bu tecrübesini anlatarak bizlere şu dersleri verir:
Nefis Ölene Kadar Susmaz: En yüksek manevi makamlarda bile nefis, en çirkin damarları (riya, rekabet, benlik) kullanmaya çalışır.
İhlasın Hassasiyeti: İhlas, yapılan hayrın meyvesini ve şerefini kendine almamaktır. "Başarı benim değil, Allah'ındır." diyebilmektir.
Çözüm Risale-i Nur: Metnin sonunda belirtildiği gibi; bu ani gelen karanlık hislerin tedavisi İhlas Risaleleri'ndeki hakikatlerdir. Bu risaleler, insana "ben" yerine "biz" demeyi ve başarının gerçek sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak nefsin desiselerini etkisiz hale getirir.
Özetle; o bir ve on dakikada yaşananlar, nefsin rahata meyli ile üstünlük taslama arzusunun bir anlık gafletten istifade ederek kalbe hücum etmesidir.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah razı olsun
Bazen ufak bir gayret büyük külfetin önüne geçiyor. Mesela bir gün taksi çevirdim. Otuz metre yürüyüp üst geçiti kullanmayı tavsiye etti. Zira kavşak ilerideymiş. Bu şekilde yarı yarıya az ödedim belki de. Bazen yapılacak basit şeyler ile büyük sıkletten azade olmak mümkün. Hissiyatı mağlup edilmeli.