"Bir elma, bir ağacın, belki bir bahçenin, belki bir kâinatın misal-i musağğarıdır." cümlesini izah eder misiniz? Kâinatın misal-i musağğarı insan değil midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Elma ağacı külldür, elma ise bu ağacın bir cüz’üdür. Elma ağacının hayata mazhar olması ve yeşermesi için, bütün kâinatın bir fabrika gibi işlemesi ve hareket etmesi gerekir. Çünkü o elma kâinat fabrikasında dokunuyor. Zira kâinat bölünmez ve parçalanmaz bir bütün gibidir, her şeyi her şeyle alâkadar ve münasebet içindedir. Kâinatın bir parçası çalışmasa ağaç hayat bulamaz. Demek ağacın hayatlanması ve yeşermesi, bütün kâinat çarklarının işletilmesi ile mümkündür.

Ağaçtan süzülen elma ise yine ağaç gibi bir külliyete sahiptir. Zira elma, ağacın küçültülmüş bir modelidir ve onun bütün hususiyetlerini taşır. Ağaçta ne varsa elmada da aynısı vardır. Zaten elmanın içindeki çekirdeğin, ağacın genetik bir haritası olduğunu bugün fen ilimleri de tespit etmiştir. Ayrıca hayatın her ikisinde de bulunması bu levazımatı lüzumlu kılıyor. Zira bir hayatın teşekkül etmesi, bütün kâinatın çarklarının işlemesi ile mümkündür.

Öyle ise ağaç için nasıl kâinat gerekiyor ise, elma içinde kâinat gerekiyor. Allah, kâinattaki bütün eserlerine öyle bir mühür vurmuş ki taklidi mümkün değildir. Elma kiminse kâinat da ancak O’nundur.

Elmanın kâinatın küçük bir misali olması, bütün kâinatla irtibatlı olmasındandır. O elmanın vücut bulması için, bütün kâinat ve sebepler lâzımdır.

Üstadımızın “İnsan şu kâinatın en son ve en cemiyetli meyvesi” ifadesinde, elmanın da kainat ağacının bir meyvesi olduğu, ancak en son ve en mükemmel meyvenin insan olduğu beyan edilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...