"Birbirine muhalif, nihayet derecede karışık olan o envâ-ı kesireyi kemâl-i imtiyazla ihya etmek ve hatasız, haltsız, galatsız olarak mümtazâne iade etmek,.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Her bir bitkinin ve hayvanın kendine mahsus bir hayatı ve birbirinden farklı cismi vardır. Mesela, kutuplarda yaşayan bir hayvan ile çöllerde yaşayan bir hayvanın, ormanlarda yaşayan hayvanlar ile denizde yaşayan canlıların hayat şartları birbirine muhaliftir. Birini suya soksanız ölür, diğeri sudan çıksa yaşayamaz.
"Nihayet karışık" ifadesinde ise, dört yüz bin türün (şu an sekiz milyondan fazla olduğu söyleniyor) aynı zemin üstünde iç içe girift bir şekilde yaşamalarına kinayedir. Allah aynı anda milyonları aşkın hayvan türlerinin bütün fertlerini kendilerine lâyık rızıklarla besliyor, hepsine ayrı sofralar seriyor. Bunların her birinin biyolojik yapıları gibi ruh dünyaları da birbirinden farklı. Bütün bu türlerin sonsuz denecek kadar çok fertleri, bu dünya sofrasında kendilerine hazırlanan rızıklarla beslenmekte, hayatlarını devam ettirmektedirler.
Kurdun rızkı ile kuzunun rızkı, aslanın rızkı ile ceylanın rızkı, örümceğin rızkı ile ipek böceğinin rızkı, arının rızkı ile sineğin rızkı birbirinden çok farklı. Her birinin ağızlarına, sindirim sistemlerine ve midelerine uygun rızıklar hazırlanmıştır.
Elimizde dolaşan, yürüyüşünü hissetmediğimiz ve ayak seslerini işitemediğimiz çok küçük bir böceğin o küçük bedeniyle midesi arasındaki ahengi dikkate alalım. Bizim bedenimiz midemizden ne kadar büyük ise bu böcekle midesi arasında da ona benzer bir münasebet olacaktır. Sonra o küçük mideye giden minnacık rızıklara nazar edelim. Onu alan ve mideye gönderen o küçücük ağızları bir düşünelim. O ağızların alabileceği ve o küçük midelerin hazmedebileceği rızıkları yaratmak, çok latif ve ince bir san’attır; bir hârikadır, bir mu’cizedir.
İnsan arzın halifesi olduğu için onun sofrası diğerlerinden hem daha mükemmel, hem de çok çeşitlidir.
Evet, yeryüzünde binlerce tür, milyarlarca fert iç içe yaşamalarına rağmen hiç birisinde bir karışıklık, bir karıştırma, bir unutma, bir ihmal, bir hata görülmüyor. Her bir tür ve o tür içindeki sayısız fertler, ayrı bir ihtimam ve imtiyaz ile gözetiliyor.
Bu sayısız tür ve fertlerin mükemmel bir imtiyaz ve ihtimam ile terbiye ve idare olunmaları, tevhidin ilanıdır.
Bir bahar mevsiminde yaratılan sineklerin sayısının Hz. Âdem’den (as) bu yana yaratılan insanların sayısından fazla olduğu söyleniyor. Her kışın bu sinekler ölüyor, her bahar yeniden ihya ve iade ediliyorlar. Bütün canlıları buna kıyas edebiliriz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü