"Birinci menba olan imdad-ı vahidiyet: Yani her şey ve bütün eşya, bir tek zatın mülkü olsa, o vakit, vahidiyet cihetiyle her bir şeyin arkasında bütün eşyanın kuvvetini tahşid edebilir..." Konunun tamamını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahidiyet; Allah’ın bütün sıfatlarının sonsuz ve muhit olmaları, sıfatlarında şeriki olmaması, o sonsuz sıfatlarının tasarrufuna mâni olacak hiçbir şeyin bulunmaması mânasına gelir.

Allah’ın bütün sıfatları sonsuzdur, yani ne kadar eşya yaratsa, bir anda binlerle kâinat daha halk etse, onun kudretinde hiçbir azalma olmaz.

Ve yine Allah’ın bütün sıfatları muhittir, yani bütün varlık âlemini her cihetle kuşatmıştır. Ve Allah, bütün mülk âleminin yegâne malikidir.

Bu kısa açıklamadan sonra sualin cevabına geçelim:

Cenab-ı Hak, ilahi ilmindeki bir şeyi yaratmak dilediğinde, o varlığın mahiyetine göre hangi isimlerin ne derece tecelli etmesi gerekiyorsa bunu gayet kolaylıkla icra eder. Keza, o şey kâinattaki hangi varlıklarla alakadar ise, yani varlığını devam ettirmesi ve vazifesini yapabilmesi için hangi varlıkların ona yardım etmesi gerekiyorsa, bu imdat ve yardımı da yine son derece kolay ifa eder. Zira bütün mülk âlemi onundur. İlahi isimler ve sıfatlar hem o yarattığı mahluku bütünüyle ihata etmiştir, hem de onun yardımına koşması gereken diğer varlıkları.

Üstad'ımız bu hakikati "Her bir neferin arkasında bir ordu kuvvet-i maneviyesini tahşid edebilir ve edebildiği için, o tek nefer, bir şahı esir edebilir." şeklinde dile getiriyor. Misaldeki nefer her bir varlık, bilhassa her bir canlıdır. Şayet tek bir İlahı kabul etmezsen, canlılar adedince İlahlar kabul etmen gerekecek ki, bu büyük bir akılsızlık ve en koyu bir cehalettir.

Misal olarak, Allah’ın nebatat ordularının bir tek neferi olan bir çiçeği düşünelim:

O çiçek, yaratılmasında Hâlık ismine muhtaçtır. Cenab-ı Hak o çiçeğe bütün mahlukat âlemlerini ihata etmiş olan o sonsuz kudretiyle teveccüh etmiş, onu yaratarak vücud sahasına çıkarmıştır. Bu çiçeğin muhtaç olduğu her varlık ayrı bir ismin yahut isimlerin tecellisiyle meydana gelmişlerdir. Onun imdadına koşan hava, su, ziya ve diğer bütün unsurlar ayrı ayrı isimlerin tecellileri olduğundan onların bu çiçeğe yardım etmeleri metinde geçen “her bir şeye karşı, bütün eşyaya müteveccih olan esmayı tahşid eder” hakikatinin sonsuz misallerinden sadece birisidir. Çiçek yerine bir hayvanı mesela bir arıyı misal aldığımızda onun imdadına koşan esma tecellileri çok daha artar. Hayatı için Muhyi ismine, görmesi için Basir ismine ve hakeza.. muhtaçtır.

Üstad'ımızın güneş misalini bu dersimize tatbik edersek, güneş, mukabilindeki bütün eşyayı, büyük-küçük, az-çok fark etmeksizin son derece kolay aydınlattığı gibi, her bir ilahi ismin tecellilerinde de bu hakikat kendini gösterir. Mesela, Basir isminin tecellileri bütün hayat sahiplerinde son derece kolay tecelli ettiği gibi o arıyı da görme nuruna kavuşturmuştur. Bir arıya görme sıfatı vermekle bütün hayvan türlerinin bütün fertlerine bu sıfatı ihsan etmenin Cenab-ı Hakk’ın muhit ve sonsuz sıfatları açısından hiçbir farkı yoktur; bu ihsanını hepsine aynı kolaylıkla yapar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nurcu56

"Lüzum olsa, bütün eşya ile bir tek şeye bakar, baktırır, medet verir ve kuvvetli yapar. Ve bütün eşyayı dahi, o vâhidiyet sırrıyla, bir tek şey gibi icad eder, tasarruf eder, idare eder." buna misal verir misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Devletin ordusu, emniyeti ve diğer kurumları yani bütün gücü, bir unsurunda ya da bir memurunda toplanabilir.

Mesela, bir tek polis ya da bir tek asker, devlet gücüne dayanarak bir şehir ahalisini bir yerden alıp başka bir yere sevk edebilir. Devlet askerin arkasında zahir olduğu ya da durduğu için, asker bu muazzam işi yapabiliyor. Yoksa asker şahsi gücü ile bu işi asla yapamaz. Bu anlamda "Asker devlettir, devlet de askerdir." demekte bir sakınca olmaz.

Allah, bir mahlukunun arkasında bütün isim ve sıfatları ile zahir olsa, yani onu teyit edip desteklese, o mahluk Allah’ın desteği ve kudreti sayesinde her işe muvaffak olur her zorluğun üstesinden gelir. Mesela, Allah’ın basar sıfatı bir kulunun gözüne rehber ve ışık olsa, o kul bu İlahi destek sayesinde bütün kainatı birden görebilir. Sem sıfatı kulağına zahir ve yardımcı olsa, kainattaki bütün sesleri işitir ve hakeza.

Diğer bir bakış açısı: Bir memur devletin başındaki başkandan acil bir yardım ve destek istese, başkan da bütün devleti ona yardıma gönderse, o zaman o memur bir devlet kadar güçlü hale gelir. Başkanın bizzat onun yanında olması gerekmiyor, bir emir ile bütün emrindekileri o memuruna musahhar edebilir...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...