"Bu seyahat-i cüz’iyede bir seyr-i umumî, bir urûc-u külli var ki, ta Sidretü’l-Müntehâya, ta Kab-ı Kavseyne kadar merâtib-i külliye-i esmaiyede…" Esma-i ilahiyeyinin külli mertebeleri ne manaya gelmektedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Esmâ-i İlâhîyenin fertlerdeki tecellisi cüz’î, nevilerdeki tecellisi ise küllîdir. Yirmi Dördüncü Söz’de geçen şu ifadeler bu hakikati izah etmektedir:

" … Hâlık-ı Zülcelâl her şeye yakın olduğu halde, yetmiş bine yakın nurânî perdeleri vardır. Mesela, sana tecelli eden Hâlık isminin mahlukiyetindeki cüzî mertebesinden tut, ta bütün kâinatın Hâlıkı olan mertebe-i kübrâ ve unvan-ı azama kadar ne kadar perdeler bulunduğunu kıyas edebilirsin. Demek bütün kâinatı arkada bırakmak şartıyla, mahlukıyetin kapısından Hâlık isminin müntehasına yetişirsin, daire-i sıfata yanaşırsın." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Birinci Dal.)

İşte mi’rac mucizesiyle Allah Resulü (asm.) her bir ismin külli tecellilerine şahit olmuş, her bir müşahedesi sonunda külli inkişaflara mazhar olmuştur.

Üstad'ın da işaret ettiği gibi, esmadaki külli tecellileri seyr ede ede yetmiş bin perde geçilerek “bütün kâinatı arkada bırakmak”la “mahlûkıyetin kapısından Hâlık isminin müntehâsına yetiş”iliyor ve “daire-i sıfata yanaş”ılıyor. Bundan sonraki safha ise zat-ı İlahiyi rü’yet makamına çıkmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...