"Bunu da inkâr etmem, medeniyette vardır mehâsin-i kesire. Lâkin, onlar değildir ne Nasrâniyet malı, ne Avrupa icadı, Ne şu asrın san’atı. Belki umum malıdır..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bunu da inkâr etmem, medeniyette vardır mehâsin-i kesire. Lâkin, onlar değildir ne Nasrâniyet malı, ne Avrupa icadı, ne şu asrın san’atı. Belki umum malıdır. Telâhuk-u efkârdan, semâvî şerâyiden, hem hâcât-ı fıtrîden, hususen şer-i Ahmedî, İslâmî inkılâptan neş’et eden bir maldır. Kimse temellük etmez."(1)

Fen sahasındaki bugünkü terakkinin ve medeniyetin insanlığa birçok faydalı ve hayırlı cihetleri bulunuyor. haberleşme, ulaşım, tıp, teknolojik keşifler vesaire bunlara misaldir ve bunu inkâr etmek de mümkün değildir.

Lakin insanlığın ortak aklı ve tecrübesi ile ulaştığı bu medenî seviyeyi, sadece din olarak Hristiyan camiasına, bölge olarak Avrupa kıt’asına, zaman olarak da sadece bu asra mal etmek insafsızlık olur.

Çünkü fen ilimleri bir binanın inşa edilmesi gibidir. Temeli Hazret-i Âdem (as) tarafından atılmış, her asır, her kavim her toplum bu inşaata bir tuğla eklemiş ve nihayetinde bugünkü şeklini almıştır.

Bu medeniyetin tesis edilip inşa edilmesinde bütün semavî dinlerin ve bütün peygamberlerin, bütün devletlerin, fıtrî ihtiyaçların, bilhassa İslam medeniyetinin büyük bir payı ve hissesi vardır. Bu yüzden kimse bu medeniyeti tek başına sahiplenemez.

Fıtrata, akıl ve vicdana en uygun, en mükemmel ve son din olan İslâm’ın ulvî hakikatlerini ve nurlu esaslarını hayatına tatbik eden fert ve milletler, her zaman tekâmül ve terakki ederler ve etmişlerdir de.

Sahabe-i kiram hazretlerinin izinden giden ve İslam dinini ferdî ve içtimaî hayatlarına tatbik eden, onun ihtiva ettiği prensiplerden ve ulvî hakikatlerden mûcibince istifade eden Müslümanlar da terakkiye, şevket ve izzete, huzur ve saadete, feyiz ve kemalata yükselmiş ve cihana hâkim olmuşlardır. Bunun en parlak misalleri, Endülüs, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleridir.

Bugün Avrupa’nın cihanı hayrette bırakan maddî terakkisinin temeli Endülüs Medeniyeti’ne dayanmaktadır. İslam dinini ferdî ve içtimaî hayatlarına tatbik eden Endülüs devleti, ilim, irfan, marifet, fen ve teknik sahasındaki terakkide derin izler bırakmış medeniyet noktasında Avrupa’ya üstadlık etmiş, bütün cihanı aydınlatmış ve böylece İslam medeniyetinin tarihe altın harflerle yazılmasına vesile olmuştur.

İslam medeniyetinin merkezi olan Endülüs’teki bu terakki, Avrupalıların gözlerini kamaştırdı. Avrupa’nın çeşitli yerlerinden Endülüs’e gelen birçok insan, buradan aldıkları ilim ve irfanı kendi memleketlerine götürüp medeniyetin esaslarını tesis etmişlerdir. Eskiden zillet ve meskenet içinde yaşayan Avrupalılar, ticaret ve sanatta zirveye ulaşmış olan Endülüs’ü kendilerine numune alarak ilerlemiş ve bugünkü duruma gelmişlerdir. İlim ve fikir terakkisinde derin izler bırakmış olan Endülüs, medeniyet noktasında Avrupa’ya üstadlık etmiş ve bütün cihanı aydınlatmıştır.

Evet, Endülüs, yetiştirdiği ilim ve fen adamları sayesinde kısa bir zamanda manen ve maddeten terakki etmiş, çeşitli meyve ağaçlarını havi bağ ve bahçeler, Elhamra gibi gözleri kamaştıran saraylar ve muhteşem mabetler inşa etmiş ve medeniyetin merkezi olmuştur. Dört bin mermer sütun üzerine inşa edilen Medinetü'l-zehra sarayı yirmi beş yılda tamamlanmıştır.

Endülüs’te ilim adamlarına ve âlimlere verilen ehemmiyet sayesinde; İbn-i Rüşd gibi büyük mütefekkir ve feylesoflar; Şâtibî ve İbni Hazm gibi müçtehitler, İbni Arabî gibi maneviyat sultanları, nice âlimler, yüksek dehâlâr, mahir kumandanlar ve dirayetli idareciler yetişmiştir. Burada yetişen fazıl ve âlim kişiler, hayat-ı içtimaiyenin terakkisine, âlicenap insanların yetişmesine vesile olmuşlardır. Nitekim bu gibi âlim ve mütefekkir zatların himmet ve gayretleriyle tasnif ve telif edilen ve dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan kıymetli eserler, Endülüs’teki kütüphaneleri doldurmuştur. Melik’in sarayındaki kütüphane katalogu kırk beş cilt, kitap sayısı ise altı yüz binden fazla idi.

(1) bk. Sözler, Lemeat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...