"Cevahir-i âliye mertebesine bir terakkiyat veriyor." buradaki terakki maddi midir, manevi midir? "Kanun-u Rubûbiyeti" kısaca açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mâdem Sâni-i Hakîm her şey için o şeye münâsip bir nokta-i kemâl ve ona lâyık bir mertebe-i feyz-i vücud tâyin edip ve o şeye, o nokta-i kemâle sa’y edip gitmek için bir istidad vererek ona sevk ediyor ve bütün nebâtât ve hayvanâtta şu kanun-u Rubûbiyet câri olmakla beraber, cemâdâtta dahi câridir ki, âdi toprağa, elmas derecesine ve cevâhir-i âliye mertebesine bir terakkiyât veriyor ve şu hakikatte muazzam bir 'kanun-u Rubûbiyetin' ucu görünüyor."(1)

Bu derste nazara verilen terakki, eşyanın kemal noktasına varması manasındadır. Canlı-cansız her şey için bu terakki söz konusu olduğuna göre, bunu insanların iman ve salih amel ile manen terakki etmesi gibi anlayamayız.

Rububiyet, terbiye edicilik, bir şeyi tedrici olarak kemale erdirme demektir. Dünya hikmet dünyası olduğundan rububiyet kanunu bu âlemde tam hükmetmektedir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîmin hülasası sayılan Fatiha suresinde, Cenab-ı Hak, kendini Rabbü'l-âlemin olarak tanıtmaktadır. Kudret âlemi olan ahirette ise her şey son ve mükemmel şekliyle bir anda yaratılacağından, terbiye safhaları söz konusu olmayacaktır.

Dünyanın altı devrede yaratılması terbiye kanunuyla ilgilidir. Kâinatın meyvesi olan insanların da bedenleri dokuz ayda yaratılmakta, bu kanun bütün bitkiler ve hayvanlar âleminde hükmünü icra etmektedir. Bunun içindir ki, Cenab-ı Hak her şeye bir kemal noktası takdir etmiş ve onu o noktaya doğru şevk ile yürütmüştür.

Üstat Hazretleri bu dersin sonunda Rububiyet kanununun cansızlar âleminde de cari olduğunu ve adi toprağın bir terbiye ile elmas derecesine terakki ettiğini nazara vermektedir. Toprağın elmas olması, canlılar âlemi için de bir örnek teşkil etmektedir. Yani, Allah toprağı terbiye ederek elmas yaptığı gibi, çekirdeği terbiye ederek ondan ağaç yapmakta ve o ağaçtan elmastan daha değerli meyveler çıkarmaktadır. Yumurtanın civciv haline gelmesi de toprağın elmas olmasından çok daha ileri bir terakkidir ve bu terakki de rububiyetin ayrı bir meyvesidir.

Dolayısıyla bu terakki, dört unsur olan su, hava, ateş ve topraktan, mevalid-i selase denilen madenlere, sonra bitkilere daha sonra da hayvanlara terakki etmesi maddi olarak görünse de hakikatte esma-i İlahiyeye mazhar olmaları itibariyle, manevi terakki de vardır. Daha sonra insanlık mertebesi, iman, marifetullah ve muhabbetullah gibi terakkilerde istihdam olundukları için manevi terakki de söz konusudur.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...