"Sâni-i Hakîm her şey için o şeye münasip bir nokta-i kemâl ve ona lâyık bir mertebe-i feyz-i vücut tayin edip ve o şeye, o nokta-i kemâle sa’y edip gitmek için bir istidat vererek ona sevk ediyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah kainatta, zerrelerden tut ta gezegenlere kadar, her şeye bir mükemmellik hedefi koymuştur. Yani varacağı en son ve en mükemmel bir nokta tayin etmiştir. Bu mükemmel noktaya gitmek için, her şeyin mahiyetine bir meyil yaratmış.

Meylin muzaaf hali, yani meylin iki kat artması, ihtiyaç haline dönüşür. Artık o mükemmel noktaya ulaşmak, ihtiyaç oldu. Muzaaf ihtiyaç, yani ihtiyacın iki katı ise, iştiyak halini alır ve kemal noktaya gitmek; iştiyak haline dönüşmüş olur. İştiyakın iki katı olan incizap, yani bir şeye artık koşmak ve koşturulmak derecesi, o mükemmel noktanın çekim alanına girmiş demektir. Artık, o kemal noktası, seni kendine çeker.

Eşyadaki bu incizap, iştiyak, ihtiyaç ve meyil, artık Allah’ın, uyulması gereken fıtri emirleri gibi, eşyanın kemal hedefine gitmesinde bir plan ve program hükmüne geçerler. Lakin yine de bu hedefe giderken birtakım engel ve zorluklar karşısına çıkar; bu engel ve zorlukları ortadan kaldırıp hedefe götüren şey, Allah’ın rububiyet sıfatıdır, yani ilahi terbiyedir.

Her şeyin ilim ve hikmet cihetiyle tam olması gerektiği gibi olması, o şeyin kemal noktasıdır. Birkaç misalle bu konuyu açmaya çalışalım:

  • Atomda bulunan pozitif yüklü protonların, negatif yüklü elektronlara eşit olması,
  • Atomlardan oluşan moleküllerin, -mesela DNA molekülü- çok hikmetli, israfsız ve akılları hayrette bırakan işlerde vazife görmesi,
  • Ağacın yaprak ve çiçekleri eğri büğrü hudutlar içerisinde kaderin çizdiği şekli alması,
  • Meyvelerin ve sebzelerin içindeki vitamin ve minerallerin insanın ihtiyacına göre olması,
  • Meyvelerin içine ağaçtan süzülerek konulan ve nesillerinin devamını sağlayan çekirdeğin konulması,
  • Kuşların uçmaya uygun kanatları tam olması, gerektiği büyüklük ve dizayn şeklinde olması,
  • İnsanın bir veya üç kulaklı olmak yerine iki kulaklı olması veya gözlerinin tepede veya kafatasının arkasında olması yerine yüzde yer alması,
  • Dört veya altı parmaklı olmak yerine biyomekanik açıdan hikmetli beş parmaklı olması,
  • İnsan burnunun sürekli büyüyen bir organ yerine yüzüyle uyumlu ve koku alma görevini en iyi yapacak şekilde dizayn edilmesi,
  • Tin suresinde ifade edildiği gibi, insanın ahsen-i takvim manasına uygun yaratılmış olması gibi örnekler...

İşte bu gibi misaller, her şeyin kemal noktasında olduğunu gösterir. Aynı şekilde beyin ve kalbimizde çalışan zerrelerin de insan vücudunun en kıymetli, en önemli ve sultanı hükmünde olan organında görev yapmaları göz önüne alındığında, o zerreler için bir kemal nokta sayılabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...