"Doksan dokuz esmâ-i İlâhiyeyi onların ellerine verir." Burayı nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, bütün fenalıklar ve günahlar ve şerlerin mayası ve esasları ademdir, tahriptir. Sureten vücudun altında, adem ve bozmak saklıdır. İşte cinnî ve insî şeytanlar ve şerirler bu noktaya istinaden gayet zayıf bir kuvvetle hadsiz bir kuvvete karşı dayanıp, ehl-i hak ve hakikatı Cenâb-ı Hakkın dergâhına ilticaya ve kaçmaya her vakit mecbur ettiğinden, Kur'ân, onları himaye için büyük tahşidat yapar. Doksan dokuz esmâ-i İlâhiyeyi onların ellerine verir. O düşmanlara karşı sebat etmelerine çok şiddetli emirler verir."(1)

"Doksan dokuz ismi ellerine verir" tabirinde; "Düşmanların tahribatına karşı, onlara sığınacak ve iltica edecek noktaları gösterir." manası vardır. Yani mümin hayatında karşılaştığı her sıkıntının niteliğine göre bir ismi eline alır, yani onu kendine vird yapar ve o ismin şefkatli kucağına kendini atar demektir.

"Eline verir" tabirinin en önemli manası; "o isimleri tesbih ve vird şeklinde zikreder ve manasına sığınır" anlamındadır. Malum, zikir ve virdin önemli ve sembolik bir vasıtası; el ile çekilen tesbih taneleridir. Herkes bir ismi alıp onu tesbih olarak çeker ve o ismin manasına iltica eder. Bazıları ise bütün isimleri kendine tesbih ve istinat yapar.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...