"Elbette onların kalbleri Nurcu olmuş." ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Aziz, sıddık kardeşlerim;
Merak etmeyiniz, biz inâyet altındayız. Zâhiren zahmetler altında rahmetler var. Ehl-i vukufu mecbur etmişler ki, bir parçasını çürütsünler. Elbette onların kalbleri Nurcu olmuş." (Şualar, On Dördüncü Şuâ)
Bu cümle, genellikle Said Nursi’nin eserleri olan Risale-i Nur Külliyatını okuyan, benimseyen ve bu eserlerin ekseninde bir iman/ahlak anlayışı geliştiren kişileri tanımlamak için kullanılan manevi ve sosyolojik bir ifadedir. Cümleyi daha derinlemesine anlamak için birkaç temel noktaya ayırabiliriz:
1. "Kalbleri Nurcu Olması" Ne Demektir?
Buradaki "Nurcu" ifadesi, sadece dışsal bir aidiyeti, bir gruba üye olmayı ya da kuru bir etiketi ifade etmez. Cümlenin vurgusu kalp üzerindedir. Dolayısıyla kastedilen şey; şahsın iç dünyasının, inancının ve hissiyatının Risale-i Nur'da anlatılan iman hakikatleriyle şekillenmesidir. Kişinin dünyaya, varlığa ve yaratıcıya bakış açısının bu güzel izahların getirdiği nur ile aydınlandığını anlatır.
2. Samimiyet ve Teslimiyet Vurgusu
"Elbette onların kalpleri..." şeklindeki kesinlik ifadesi, bir takdirden ziyade bir tespiti içerir. Bu kişilerin dış görünüşte veya sadece dilde değil, en derindeki merkezlerinde (kalplerinde) bu düşünceyi ve inancı benimsedikleri vurgulanır. Yani sathi ve yüzeysel bir bağlılık değil, köklü bir kabullenme söz konusudur.
3. Zihniyet ve Hayat Tarzı Dönüşümü
Risale-i Nur metinlerinde bu tarz ifadeler, genellikle Kur'an hakikatlerine yönelen, imanını taklidî olmaktan çıkarıp tahkikî hale getiren ve hayatını bu istikamette şekillendiren topluluklar veya bireyler için bir hüsnüzan ve motivasyon cümlesi olarak kullanılır.
Özetle bu cümle, söz konusu kişilerin Risale-i Nur'un imanî ve ahlakî prensiplerini hayatlarının merkezine aldıklarını, bu değerlerin onların duygu ve düşünce dünyasına tamamen nüfuz ettiğini ifade eden bir bağlılık ve kimlik tanımıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü