"Elhasıl: Yüzü acaib-i san’ata bir meşher ve garaib-i mahlûkata bir mahşer ve kafile-i mevcudata bir memer ve sufûf-u ibâdına bir mescid ve makarr olan zemin, bütün kâinatın kalbi hükmünde olduğundan,.." burayı tabirlerle izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl: Yüzü acaib-i san’ata bir meşher ve garaib-i mahlûkata bir mahşer ve kafile-i mevcudata bir memer ve sufûf-u ibâdına bir mescid ve makarr olan zemin, bütün kâinatın kalbi hükmünde olduğundan, kâinat kadar nur-u vahdâniyeti gösterir."

Acaib-i san’ata bir meşher:

Meşher; teşhir mekânı, sergi demektir. Cenab-ı Hak her biri ayrı bir mucize olan bu sanat eserlerini kendisi bizzât müşahede ettiği gibi meleklere, insanlara ve cinlere de seyrettirmektedir. Böylece bizleri “her saati bir sene nafile ibadetten hayırlı olan tefekkür nimetinden” istifade ettirmektedir.

Garaib-i mahlûkata bir mahşer:

Mahşer burada çokluk mânâsına kullanılmakla birlikte âhirete iman rüknüne de bir işaret yapılmıştır. Bir risalede “Çekirdeğin mevti, sümbülün mebde-i hayatıdır.” buyurulur. Bir çekirdek sümbül verdiğinde artık çekirdeklik ortadan kalkmış yani o mahiyet ölmüş olur. Bir yumurta da civciv olduğunda ortada yumurta diye bir şey kalmaz, yerini bir canlıya bırakır. Keza bütün nutfelerin insan olmalarıyla da nutfe denen şey ortadan kaybolmuş, yerini insana bırakmış olur. İşte sadece üç misâlini verdiğimiz bu ilkler âlemi, yani çekirdekler, yumurtalar ve nutfeler, onlardan çıkan varlıklarla birlikte düşünüldüğünde ölümden sonra dirilmenin sonsuz denecek kadar çok misâlleriyle karşılaşılır.

Kâfile-i mevcudata bir memer:

Memer, gelip geçilen yer demektir. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler bu dünyadaki vazifelerini tamamladıklarında artık bu şehirde durmaz, göçerler.

Sufûf-u ibâdına bir mescid ve makarr:

Mescid, secde edilen mekân, makarr da karar kılınan, durulan mekân demektir. Mevcudat, bilhassa da insanlar saflar halinde dünyaya gönderilir ve yine saflar halinde birlikte ibadet eder ve âhiretlerine sermaye ve azık tedarik ederler.

Kâinat şeceresinin meyveleri olan insanlar ve diğer canlılar bir cihetle kâinatın kalbidirler. Kalb bütün bedene hizmet ettiği gibi, kâinat da her şeyiyle bu canlılara özellikle de insana hizmet eder. Kıyametin kâfirlerin başına kopacağının işaretiyle bu dünyada mü’minler kalmadığı yahut çok azınlığa düştükleri takdirde kıyamet kopacak, insanlıkla birlikte kâinatın da ömrü sona erecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...