"En küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazife var. Ve en büyük dairede en küçük ve muvakkat ara sıra vazife bulunabilir." Ne demektir?
- Mesela Allah için yapılan bir şey varsa önce küçük şeylere mi ehemmiyet verilmesi gerekir?
- Yani aslında hiçbiri lüzumsuz değildir.
Değerli Kardeşimiz;
"Birbiri içinde mütedâhil dâireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve ceset ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden ve vatan ve memleket dairesinden ve küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ zîhayat ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Her bir dairede, her bir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. Fakat en küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazife var. Ve en büyük dâirede en küçük ve muvakkat arasıra vazife bulunabilir. Bu kıyasla, küçüklük ve büyüklük makûsen mütenasip vazifeler bulunabilir."
"Fakat büyük dairenin câzibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, mâlâyani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymettar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür." (Şualar, On Birinci Şuâ, Dördüncü Mesele)
Evet, Allah için bir şey yapılacaksa öncelik kesinlikle en küçük daireye yani bizim en yakın, sürekli ve doğrudan etki edebileceğimiz sorumluluklarımıza verilmelidir. Fakat bu, büyük dairedeki işlerin bütünüyle lüzumsuz olduğu anlamına gelmez; buradaki kilit kavram öncelik sırası ve vazifedar olup olmamaktır.
Dairelerin Yapısı: Küçük Daire Neresi, Büyük Daire Neresi?
Üstad'ın bahsettiği daireler içiçe geçer. En merkezde en küçük daire, en dışta ise en büyük daire vardır:
En Küçük Daire: İnsanın kalbi, ruhu, ibadetleri, kendi ahlakı ve ardından en yakın dairesi olan ailesidir (anne, baba, eş, çocuklar).
Genişleyen Daireler: Mahalle, şehir, ülke, İslam dünyası ve nihayetinde bütün insanlık ve dünya siyaseti gibi en büyük daireye kadar uzanır.
"Makûsen Mütenasip" (Ters Orantı) Sırrı
Metindeki en can alıcı yer burasıdır. Daire küçüldükçe, içindeki vazifenin büyüklüğü, önemi ve sürekliliği artar.
Küçük dairede (Kalp ve Aile): Vazifeniz her saniye, her dakikadır. Kalbi imanla korumak, namazı kılmak, bir çocuğu eğitmek, eşine karşı dürüst olmak daimi ve ehemmiyetli bir vazifedir. Sorumluluk %100 sizdedir.
Büyük Dairede (Dünya ve Siyaset): Vazifeniz çok küçüktür ve sadece arasıra (muvakkat) denk gelir. Örneğin seçimlerde bir oy kullanmak veya dünyadaki bir zulme kalben buğzetmek ya da imkânınca dua etmek gibidir. Oradaki koca koca olayları tek başınıza değiştirme gücünüz ve doğrudan bir vazifeniz yoktur.
Büyük Dairenin "Cazibedarlığı" Tuzağı
İşte insanı en çok yanıltan ve metinde "sermaye-i hayatını boş yerde imha eder" denilen tehlike burasıdır.
Dünya siyaseti, büyük sosyal olaylar, küresel dedikodular ve bizim doğrudan değiştiremeyeceğimiz devasa meseleler çok merak uyandırıcı, heyecanlı ve cazibelidir. İnsan televizyonun veya sosyal medyanın karşısına geçip saatlerce dünyayı kurtarma muhabbeti (malayani ve afakî işler) yapabilir.
Bu cazibeye kapılan insan şuna yenik düşer:
Dünya siyasetini takip ederken, kendi kalbindeki eksikleri unutup namazını aksatır.
Ülke kurtarma davasıyla meşgulken, hemen yanı başındaki çocuğunun kalbine iman ve güzel ahlak aşılamayı ihmal eder.
En acısı da elinden hiçbir şey gelmeyen büyük dairedeki olaylar yüzünden boş yere ruhunu yıpratır, öfkelenir ve Allah'ın ona asıl temizlemesini emrettiği "kendi kalbini" ihmal eder.
Özetle: "Hiçbiri Lüzumsuz Değildir" Doğru mu?
İfade ettiğiniz gibi, büyük dairedeki hiçbir şey mutlak manada lüzumsuz değildir. Dünyadan tamamen habersiz, duyarsız yaşamak elbette Müslümana yakışmaz. Ancak buradaki incelik şudur:
Büyük dairedeki işler, küçük dairedeki asıl görevlerimizi bıraktırdığı an bizim için lüzumsuz ve zararlı bir hâle gelir.
Eğer bir iş Allah rızası için yapılacaksa, Allah bizden öncelikle kendi elimiz altındaki, hesabını soracağı yerlerden başlamamızı ister. Kendi evinin önünü süpürmeyen birinin, bütün şehrin temizlik politikasını eleştirmekle ömür tüketmesi, hayat sermayesini iflas ettirmekten başka bir şey değildir. Önce kendi kalb ve bedenimiz, sonra hanemiz, sonra dışarısı...
İlave bilgi için tıklayınız:
- İnsanın Sorumluluk Alanları (Video: Abdullah YEĞİN Ağabey).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Teşekkür ederiz,Allah razı olsun çok tesir eyledi.