“Erhamürrâhimîn'in gayet merhametkârane tevfikleri ve inayetleri ehl-i hidayete yardım edip kuvvet verdikleri halde, ehl-i dalalet neden çok defa galebe eder..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Et-tahribu eshel / tahrip kolaydır" düsturu muktezasınca, ehl-i dalalet az bir tahrip yapmakta ama bu tahrip çok şuyü’ bulup her tarafa yayılmaktadır.

Yirmi ustanın yüz günde yaptığı bir binayı, serseri bir adam veya bir haylaz çocuk bir dinamitin fitilini ateşlemekle bir dakika içinde yerle bir edebilir. Bu serseri adam iki dakikada binayı yıktı diye, ona yirmi ustadan daha kuvvetli ve daha harika demek, hakkaniyet ile bağdaşmaz. Bu serseri adama o binayı iki dakikada yıkma imkânı veren şey; kendi kuvveti değil, yıkım ve tahribin kolay olmasıdır.

Bir bahçeden mahsul almak için aylarca uğraşılmakta, gübresinden budamasına kadar birçok faaliyet gösterilmektedir. Ama o bahçeye sadece su verilmez ise, bütün ağaçlar kurur.

İşte tahrip bu kadar kolay, ama tamir çok zordur.

Yine bir çocuğu, terbiye etmek, belli bir olgunluğa getirmek bir baba ve annenin yıllarını almaktadır. Ama yapılan küçük bir ihmal o çocuğun ölümüne sebep olabilir. Meselâ, ortaya bırakılan bir ilacı içmekle veya açık bırakılan pencereden düşmekle hayatı sona erebilir.

Hem meselâ, bir sınıfın huzuru, talebelerin yetişmesi için onlarca öğretmen aylarca ve yıllarca hizmet ettiği halde, bozuk fikirli bir öğretmen gelip, o çocukların kafasını değişik suallerle birkaç saatte karıştırabilir.

İşte kâfirlerin, zalimlerin, şerli insanların ve şeytanların işi ve mesleği; tamir ve vücut değil, yıkmak, dağıtmak, bozmak ve tahrip etmektir. Mü’minlerin ve hayırda yarışanların mesleği ise yapmak, tamir etmek ve tahkim etmektir. Dağıtmak ve yok etmek için az bir masraf ya da cüz’î bir iştigal yetiyor. Bu yüzden yıkanların işi kolay, yapanlarınki zordur. Bu sebeple kâfirler mü’minlere bazen galebe edebiliyorlar. Bu, kâfirlerin kuvvetli ve haklı olduğu mânasına gelmez. Kâfirleri galip getiren kuvvetli ve haklı olmaları değil, mesleklerinin ifsad ve tahrip olmasıdır.

İşte en başta Erhamürrahimin olan Rabbimiz ve Halıkımız bizi şefkatiyle beslemekte, cüz’î irademizi kullanmak şartıyla İslamiyet'in bütün güzelliklerini önümüze sermektedir. Eğer insan bu kuvvete dayanıp, "Nasıl olsa bütün işlerimi gören biri var" deyip, gaflete dalıp tembel tembel oturursa, ehl-i dalaletin muntazam olmayan ama ittifakkârane yaptıkları faaliyetler karşısında mağlup olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...