"Evet, geçmiş zamanda vukua gelmiş olan mu’cizat-ı kudret, Sâniin bütün imkânat-ı istikbaliyeye kadir olduğuna kati şahit ve burhanlardır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hazret-i Âdem (a.s)’dan bugüne kadar, milyarlarca insanın, sayısız canlının yoktan var edilmesi, Allah’ın sonsuz bir kudrete ve nihayetsiz bir ilme sahip olduğunun kat’î delili ve ispatıdır. Bütün bu harika işler gözümüzün önünde olduğu halde; "İnsan öldükten sonra nasıl diriltilecek?" diye şüpheye kapılmak evhamdan başka bir şey değildir.

Allah’ın sonsuz kudreti geçmişte sayısız iş ve icraatlar yaparak kendini gösterip ispat etmiş iken, böyle bir kudrete karşı "Acaba gelecekte şunları yapabilir mi, bunlara gücü yeter mi?" demek büyük bir cehalettir.

İnsanı yoktan var eden bir kudretin, öldükten sonra onu ikinci kez diriltmesi, daha kolay ve daha basittir.

Bahar gelince arz birden dirilir. Bütün ağaçlar çok kısa bir zamanda birden yaprak ve çiçek açarlar. Bir çiçeğin açmasıyla milyonlarca çiçek arasında hiçbir fark yoktur.

Mahlûkatta işler böyle suhuletli ve çok kolay olursa, ilmi sonsuz, kudreti nihayetsiz ve iradesi mutlak olan Vacib’ül Vücud Hazretleri için bir insanı yaratmakla bütün insanları yaratmak, bir nefsi diriltmekle bütün nefisleri dirilmek, bir insanı hesaba çekmekle bütün insanları hesaba çekmek arasında hiçbir fark yoktur.

“Sizin yaratılmanız da (tekrar) diriltilmeniz de ancak bir tek kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir, muhakkak Allah, işitendir, bilendir.” (Lokman Suresi,31/28)

Âdem babamız yaratıldığında onun bedeninde bir beyin, bir kalb,.., iki el, iki ayak,.., vazife görüyordu. Şimdi dünya nüfusu yedi milyarı geçti. Şimdi, yedi milyar beyin, yedi milyar kalp, on dört milyar el ve bir o kadar ayak hizmete girmiş bulunuyor. Bu milyarlarca organın yaratılmasının bir tek insan kadar kolay olduğu gözle görülecek kadar açıktır. Nitekim rakamın büyümesiyle organların faaliyetlerinde hiçbir azalma olmuyor.

Bu rakamı büyüterek kıyamete kadar yaratılacak bütün insanlara teşmil edelim, hepsinin yaratılmaları ve idare edilmelerinin bir insan kadar kolay olacağını her akıl rahatlıkla kabul eder.

Rum Suresi 50. âyet-i kerîmesi bu hakikatin en açık bir delilini gösteriyor: “Allah’ın rahmet eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”

Her şeye gücü yeten Cenâb-ı Hak için, kışın ölen bütün bitkilerin baharda yeniden yaratılması, bir tek bitkinin, meselâ bir çiçeğin yaratılması kadar kolay olduğu gibi, bütün insanları yaratmak ve ölümlerinden sonra tekrar diriltmek de yine bir tek insanı yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Zira âyetin sonunda da ifade edildiği gibi “Allah her şeye kâdirdir.” Bu “şey” bir insan da olabilir, bütün insanlar da... Bir atom da olabilir, bütün yıldızlar da... O sonsuz kudret nazarında ne büyükle küçüğün farkı vardır, ne de bir şeyle her şeyin... "En büyük şey, en küçük şey gibi" ve "hadsiz efrad bir tek ferd gibi"dir.

"Bir baharı hâlk etmek, bir çiçek kadar O’na kolaydır. Cenneti hâlk etmek, bir bahar kadar O’na rahattır." (20. Mektub)

Sonsuz kudret karşısında her şey eşittir. Bir güneş ile atom zerresinin yaratılması, baharla bir çiçeğin yaratılması arasında fark yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...