"Ve bu dünyada, bu dünya kadar büyük, hususî dünyamdaki bütün mevcudatı, hamd ve tesbihât-ı İlâhiyede tasavvur ve niyetimle istimal etmek bir hakkım olduğu nokta-i nazarından,.." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve bu dünyada, bu dünya kadar büyük, hususî dünyamdaki bütün mevcudatı, hamd ve tesbihât-ı İlâhiyede tasavvur ve niyetimle istimal etmek bir hakkım olduğu nokta-i nazarından, bütün o mevcudatın her birisinin ve umumunun lisan-ı halleriyle beraber, 'Elhamdü lillâhi alâ nûri’l-îmân deriz.' demektir."(1)

Her varlık; kendilerine mahsus dilleri ile Allah’ı hamd ve tesbih ediyorlar. Bu husus bir ayette mealen şöyle ifade edilmektedir:

Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar onu tesbih eder; onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır.” (İsra, 17/44)

Ve insan öyle bir istidatta yaratılmıştır ki, külli bir niyet ve tasavvur ile bütün mahlûkatın fıtrî şükür ve tesbihlerini hem onlar adına hem kendi adına Allah’a arz ve takdim edebilir.

Üstadımız da burada "Bütün o mevcudatın her birisinin ve umumunun lisan-ı halleriyle beraber, 'Elhamdülillâhi alâ nûri’l-îmân' deriz" diyerek, bu hakikati ifade ediyor. Çünkü mevcudatın yapmış oldukları tesbihler ancak iman nuru ile bilinip görülebilir.

1) bk. Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a, On Üçüncü Rica.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...