"Evet, mu’cizât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) yüz tevatür kuvvetinde bir katiyeti vardır." cümlesi ile "...Onun ravisi bir iki olur, hükmün ravisi on yirmi olur." cümlesini nasıl tevfik edebiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan bize naklolunan mu’cizâtı ve delâil-i nübüvveti, kısm-ı âzamı tevatürledir: ya sarihî, ya manevi, ya sükûtî."(1)

"Sual: Neden hâdisât-ı i'câziye, sair zarurî ahkâm-ı şer'iye gibi tevatür suretinde, pek çok tariklerle, çok ehemmiyetli nakledilmemiş?"

"Elcevab: Çünkü ekser ahkâm-ı şer'iyeye, ekser nas, ekser evkatta muhtaçtır. Farz-ı ayn gibi, o ahkâmın her şahsa alakası var. Amma mu’cizat ise, herkesin her bir mu’cizeye ihtiyacı yok. Eğer ihtiyaç olsa da bir defa işitmek kâfi gelir. Âdeta farz-ı kifaye gibi, bir kısım insanlar onları bilse yeter. İşte bunun içindir ki, bazı olur, bir mu’cizenin vücudu ve tahakkuku, bir hükmün vücudundan on derece daha kat'î olduğu halde, onun râvisi bir iki olur, hükmün râvisi on yirmi olur."(2)

Tevatür (Mütevatir) Haber: Bir hadise ya da vakıa üzerinde birden çok insanın, şahitlikte bulunması demektir.

Tevatür; “Bir meseleyi yalanda ittifakları mümkün olmayan bir cemaatin haber vermesi” şeklinde tarif ediliyor.

Tevatür hadis ilminde bir hadisin senet noktasından en sağlam ve güvenilir bir derecede olmasına denir. Bunun hadis ilminde birçok mertebe ve dereceleri vardır.

Hadis ilminde ise Peygamber Efendimiz (asm)'in mucize ya da hadisini en az üç sahabenin bir sonraki nesle nakletmesidir.

Fıkıhta içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemeate dayanan kuvvetli haber, ferdî olmayıp cemaate ait olan sağlam haber manasına geliyor.

Bütün peygamberler iman hakikatlerinde müttefiktirler, yani hepsi iman hakikatlerini aynı şekilde anlatmışlardır. Sadece amel noktasında bazı farklılıklar vardır. Amelde de “namaz ve zekât” yine bütün hak dinlerde mevcuttur.

Bütün peygamberler insanlara Allah’ı tanıtmak için geldikleri gibi, onlara ahireti de anlatmışlar ve ümmetlerini o âlem için hazırlamışlardır. Bu noktadaki icma son derece kuvvetlidir ve hiçbir kuvvetle bozulamaz.

Allah’ın bütün sevgili kulları, bilhassa Peygamber varisi olmakla risalet vazifesini onun (asm.) namına yürüten başta mücedditler olmak üzere bütün âlimler de aynı hakikatleri ilan etmiş ve ders vermişlerdir.

Peygamberlerin ve evliyanın irşadıyla hakikate kavuşan bütün mü’minler de İslâm âleminin her tarafında aynı hakikatleri hayatlarına tatbik etmekle dünya kadar geniş bir pencere hükmünde insanlara hakikat güneşini gösteriyorlar ve onları imana davet ediyorlar.

Manevi tevatür, bir hadiseye şahitlik edenlerin bir kısmının rivayetini diğer bir kısmının susmak yolu ile teyit etmelerine deniyor.

Mesela, Peygamber Efendimiz (asm)'ın bir mucizesine yüz kişi şahit oldu. Bu şahit olanlardan on tanesi bu mucizeyi şahit olmayanlara nakledip rivayet ediyor, diğer doksan kişi ise buna itiraz etmeyip sükût ediyor. Bu sükût, o on kişiyi manen tasdik etmek ve desteklemek demektir. Şayet bu on kişi vakaya zıt bir şey ilave etseler, diğer doksan kişi sükût etmeyip itiraz edecekler.

İşte bu rivayet ve nakil zahirde on kişi olsa bile, manen yüz kişilik bir rivayet ve nakil kuvvetindedir ki, bu tevatüre muzaaf tevatür nazarı ile bakabiliriz.

Mucizelerin tevatür kuvvetinde bir kesinliğe sahip olması, zahirî ve senet noktasından değil, manevi ve sükût-u ikrar noktasından bir kuvvettir. Dolayısı ile mucizeler hüküm bildiren hadislere nisbetle zahirî açıdan ve senet noktasından her ne kadar zayıf olsa da manevi tevatür noktasından gayet kuvvetli ve mütevatirdir. Bu inceliği hesaba katarsak iki cümle arasını tevfik etmiş oluruz.

Şeriatın hükümlerini nakleden hadisler manevi değil, hakiki bir tevatür oluyor. Ahkâma dair bir hadisi on kişi değil, bizzat yüz kişi farklı tariklerle naklediyorlar. Tevatür ile manevi tevatür arasında böyle bir incelik var. Bir mucize ile bir ahkâmın senedi işin özünde aynı kuvvettedir, lakin ahkâmın senedi zahirî açıdan daha kuvvetli kabul ediliyor.

Dipnotlar:

1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Dördüncü Nükteli İşaret.

2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...