"Gayet derin ve ince ve gayet yüksek ve geniş olan bir sırr-ı ehadiyet ve samediyetin beyanıyla..." Sırr-ı ehadiyet ve samediyet ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
Ehadiyet, Allah’ın zatının bir olması demektir. Yani, varlığı vacip olup Kadim ve Baki olan, zatıyla ve sıfatlarıyla hiçbir varlığa benzemeyen (Muhalefetü’n-lil-havadis) ve varlığının devam ve bakası bir başkasına muhtaç olmayıp zatında kaim olan (kıyam binefsihi) yegâne zat Allah’tır.
Her şeyin varlığı mümkündir. Yani olup olmaması müsavidir ve yine her şey sonradan yaratılmıştır ve fanidir.
Varlığı vacip, ezelî ve ebedî olan Allah’ın bütün varlık âlemini birlikte ve son derece kolay idare etmesini insan aklı kavrayamaz. Zira insanın kendisi de mümkündir, mahluktur, fânidir, bütün sıfatları sınırlıdır. O halde insan bu ulvi hakikate “ancak bir temsil dürbünüyle ve mesel rasadıyla bakabilir.”
Samediyet, Allah’ın Samed olması, yani her şeyin ona muhtaç olup onun hiçbir şeye muhtaç olmaması demektir. Üstadımızın çok hakikatleri aydınlatan Güneş ve ayna misalini bu meseleye de tatbik ederek şöyle diyebiliriz:
Güneş'ten ışığını alan bütün aynalardaki her türlü ışık, varlıklarının devamı için Güneş'e muhtaçtırlar. Güneş, onlardan bir an alakasını kesse hepsi birden söner ve karanlığa gömülürler. Güneş ise hiçbir aynanın ışığına muhtaç değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü