Hayatın sırr-ı hakikati diye tabir edilen tecelli-i ehadiyet, cilve-i samediyete ayinelik etmesi ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad'ımız ehadiyeti; “Her bir şeyde Cenab-ı Hakk'ın çok esmasıyle tecelli etmesi” olarak izah ediyor.

Samed; "Her şeyin Allah’a muhtaç olması, Allah’ın ise hiçbir şeye muhtaç olmaması" demektir.

Buna göre her varlıkta, ehadiyetten ve samediyet tecellilerinden bir cilve vardır. Ancak bu tecelli hayatta en mükemmel manadadır. Çünkü hayat, hususen insan hayatı bütün esmanın tecellisine mazhar olması cihetiyle ehadiyete, bütün varlık âlemine muhtaç olması ve varlığını bütün bir kâinatla devam ettirmesi yönüyle de samediyete en büyük ve en geniş bir aynadır.

Üstad Hazretleri 24. Söz'de “Mektûbat-ı Samedaniye” tabirini kullanır. İnsandaki bu mektupların her birinin ortaya çıkmaları ve vazifelerini yapabilmeleri için Allah’ın yardımına son derece muhtaç oldukları dersini verir. Samed ismi insanın tüm varlığında tecelli ettiği gibi, her bir azasında, hatta her hücresinde de tecelli eder. Mesela; göz, insan kitabında bir tek mektup gibidir. Bu mektubun, kendisine yüklenen vazifeyi yerine getirebilmesi için, başta güneş ışığı olmak üzere, bütün ışık kaynaklarına ihtiyacı vardır. Kulağımız ayrı bir mektuptur, işitme hadisesini tahakkuk ettirebilmesi için havaya ve sesler âlemine muhtaçtır. Ayaklarımız yürüyebilmeleri için yerküresine ve onun muntazam hareket etmesine muhtaç olduğu gibi, midemiz de hazım faaliyeti için rızıklara muhtaçtır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.932
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Çünkü hayat, hususen insan hayatı bütün esmânın tecellisine mazhar olması cihetiyle ehadiyete,

burayı örneklerle izah edermisiniz

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

İnsan, küçüklüğüne rağmen, bütün kâinatı idare eden İlâhî İsimlerin (Esmâ) parlak bir aynasıdır. Bu isimlerin tamamının aynı anda, aynı varlıkta eksiksiz tecelli etmesi, bunların tek ve biricik bir Zât'a (Ehadiyet Sahibi'ne) ait olduğunun en kesin ve en büyük delilidir. O Zât'tan başkası, bu kadar çok İsimi bir varlıkta toplayamaz.

İnsan varlığında, kâinatın diğer parçalarına dağılmış olan bütün İlâhî İsimlerin tecellileri (yansımaları) birleşir. İnsanı yaratan Hâlık, rızkını veren Rezzak, şifasını veren Şâfî, ona ruh üfleyen Hayy, ona şekil veren Musavvir ismidir. İnsan, bu isimlerin hepsini kendinde toplar.

Bir nesnenin bütün İsimlerin tecelligâhı (yansıdığı yer) olması, o İsimlerin hepsinin tek bir Zât'a ait olduğunu gösterir.

Bir şehirdeki bütün evlerin, okulların, hastanelerin ve parkların mimarîsindeki imzalar, aynı tek bir Baş Mimara aitse, o tek mimar (Ehadiyet Sahibi) kabul edilir. İnsanın her uzvunda farklı bir isim tecelli etse de, bu isimlerin tamamı, tek bir Yaratıcı'nın eseri olduğunu ilan eder.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...