"Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa, İlahi bir şifredir. Beşer fikri ona yetişemiyor. Anahtarı, ancak Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselamdadır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Sûrelerin başlarındaki hurûf-u mukattaa, İlâhî bir şifredir. Beşer fikri ona yetişemiyor. Anahtarı, ancak Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdadır." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 1. Ayetin Tefsiri)
Bu vecize, Bediüzzaman hazretlerinin ilk dönem eserlerinden olan ve Kur'ân'ın nazmındaki mucizeliği (belağatı) harika bir üslupla işleyen İşaratü'l-İ'caz adlı tefsirinden alınmıştır. Kur'ân-ı Kerim’deki en gizemli ve derin konulardan biri olan Hurûf-u Mukattaa (Bakara Suresi'nin başındaki Elif-Lâm-Mîm gibi kesik harfler) hakkında çok ufuk açıcı bir hakikati ortaya koyar.
Metnin işaret ettiği temel hakikatleri ve tefekkür boyutunu şöyle açıklayabiliriz:
Kavramların Analizi
Hurûf-u Mukattaa: Kelime anlamıyla "kesme harfler" demektir. Kur'ân-ı Kerim'de 29 surenin başında yer alan, bir kelime oluşturmayıp tek tek okunan harflerdir (Elif-Lâm-Mîm, Yâ-Sîn, Hâ-Mîm gibi).
İlâhî Bir Şifre: Allah ile en yüksek muhatabı (Peygamber Efendimiz) arasında hususi, gizli bir haberleşme kodu, ilahi bir şifre.
Beşer Fikri: İnsan aklı, insan düşüncesi.
Vecizenin Özü ve Mesajı
Bu ifade, Kur'an-ı Kerim'in sadece avama (halka) değil, en yüksek akıllara ve ruhlara da hitap eden tabakaları olduğunu gösterir:
Aklın Sınırını Çizmek (Beşer fikri ona yetişemiyor):
İnsan aklı ne kadar gelişirse gelişsin, her şeyi tek başına çözebilecek güçte değildir. Hurûf-u Mukattaa, insan aklına acziyetini hatırlatır. Kur'an, bu harflerle insana âdeta şunu der: "Sen benim her manamı kendi sığ aklınla kuşatamazsın. Benim öyle derinliklerim var ki, senin fikrin oralara ulaşamaz." Bu durum, kulun ilahi kelam karşısında hürmetini ve teslimiyetini artırır.
Özel Bir Telsiz Hattı Gibi:
Nasıl ki devlet başkanları veya ordular kendi aralarında başkalarının anlamayacağı gizli, şifreli haberleşme yöntemleri (kriptolar) kullanırlar; aynen öyle de Sultan-ı Ezel ve Ebed olan Allah, en yüksek elçisi ve muhatabı olan Hz. Muhammed (asm)'e bu harflerle özel tecellilerde, ilahi işaretlerde bulunmuştur.
Anahtarın Sahibi (Anahtarı ancak Hazret-i Muhammed'dedir):
Bu şifreli mektubun dilini ve manasını tam olarak çözebilecek yegane zat, o mektubun doğrudan muhatabı olan Peygamber Efendimiz (asm)'dir. O (asm), bu harflerin arkasındaki ilahi muradı, esrarı ve manaları kendi yüksek ruh dünyasında bilir ve yaşar. Ümmetine ise bu harflerin her birinin okunmasının muazzam sevaplar kazandırdığını müjdeleyerek onlardan istifade etme kapısını açık bırakmıştır.
Özetle: Hurûf-u Mukattaa, Kur'an'ın insan kelamı olmadığının, ilahi ve erişilmez bir hazine olduğunun en büyük delillerindendir. İnsan fikrinin bittiği yerde, peygamberane bir rehberliğe muhtaç olduğumuzu ilan eder. Bizler o harfleri okurken manasını tam bilmesek bile, zengin bir hazine dairesinin kapısında bekleyen ve o şifrelerin arkasındaki rahmete talip olan muhtaçlar gibi dururuz. Bu ihtiyacımızı da karşılayacak kişinin ancak Hz. Peygamber (asm)'in veya ondan tam ders alan varislerinin olabileceğinin dersini almış oluruz.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü