Block title
Block content

Gözün ruh için bir pencere olmasını biraz açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Cesed, ruhun hanesi ve yuvasıdır, libası değil.” (1)

Ruh o hanede misafirdir. Bu hanede gözlere “pencere olma” görevi düşmüştür. Gören pencere değil, ondan bakan ruhtur.

“Göz bir hassedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.” ifadesinde bir kayıt vardır; “bu âlem” kaydı. Yani ruh, başka âlemleri göz olmadan da seyredebilir. Bunun en açık örneği “rüya” hadisesidir. Uykuda bu dünyaya bakan pencerelerin kapanmasıyla ruh için başka aleme pencereler açılır. Uyanık halinde karşısındaki duvarın arkasını göremeyen insan, uykuya geçtiğinde geçmiş asırlardaki dostlarıyla görüşür, binlerce kilometre ötedeki mekânları rahatlıkla seyreder.

Üstad, ölüm için “ıtlak-ı ruh” (ruhun kayıtlardan kurtulması) tabirini kullanır. İnsan, ölümün küçük kardeşi olan uykuya geçtiğinde, beden kaydından bir derece kurtulur; rüya âleminde gözsüz de görür, kulaksız da işitir, ayaksız da yürür.

“Ruhu cesedine galip olan evliyanın işleri sür’ati ruh mizanıyla oluyor.” ifadesinden de anlaşılacağı gibi Allah’ın seçkin kullarının işleri beden kaydını aşmış, ruh süratine ulaşmıştır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12504 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...