Block title
Block content

"Hakikat hayale karışır; mâdum bir dünyayı mevcut zannedersin." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o dar kabir gibi menzilin duvarları şişeden olduğu için, birbiri içinde in'ikâs edip, göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi darken, bir şehir kadar geniş görünür. Çünkü o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek zaman, ikisi mâdum ve gayr-ı mevcut oldukları halde, birbiri içinde in'ikâs edip gayet kısa ve dar olan hazır zamanın kanatlarını açarlar. Hakikat hayale karışır; mâdum bir dünyayı mevcut zannedersin."(1) 

İnsanı aldatan ve yanıltan en büyük algılardan birisi de dünyaya beka renginin verilmesidir. İnsanlar dünya hayatının geçmiş ve geleceği madum, yani yok hükmünde olmasına rağmen varmış ve bakiymiş gibi algılayıp, gayet kısa ve dar olan hazır zamanın kanatlarını açarlar ve bunu gaflete dönüştürürler. Evet, ekser insanları gerçek ahiretten alıkoyan şey, daimi olmayan dünyaya perestiş etmeleridir.

İnsanın maddi alemi ve hayatı  çok dar ve sınırlıdır. İnsan cisim açısından maddi alemde bir an içinde hapsolmuştur. Zamanın en alt ve küçük birimi ne ise insanın cismani varlığı da odur. Yani insanın cismi zamanın en anlaşılır birimi olan salise içinde hapsolmuştur bütün sermayesi o bir salisedir.

Zira cisim için geçmiş ve gelecek ölü ve yok hükmündedir. Cismin geçmiş ve geleceği yaşaması ve hissetmesi tabiatına aykırıdır. Bu yüzden İbn-i Arabi gibi mühim evliyalardan bazıları  zaman ve mekanın yok olduğuna hükmetmişler. Bu az ve sınırlı olan zaman ve mekanı varlık rengine layık görmemişler ve “La mevcude illa hu” demişler.

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Dördüncü Remiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...