"Halbuki birinci cihette lezzet, zeval ile zâil olsa bile ruhu bâkidir... İkinci cihette, nimetin zevali ölüm değildir ki, ruhu kalsın. Musibetlerin ise; zevalinden sonra dumanları söner, nurları kalır..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Halbuki birinci cihette lezzet, zeval ile zâil olsa bile ruhu bâkidir. Çünki Mün'im'i düşünür. Mün'im ise merhametlidir, daima bu nimetleri bana verir diye ümidvar olur."

Birinci cihette nimetten alınan lezzet kaybolsa bile ruhu, yani o nimetin bir Mün’im tarafından verildiğine olan imanın lezzeti devam eder. Bu sayede insan, Allah’ın rahmetini düşünerek “daima bu nimetleri bana verir diye ümitvar olur.”

"Ey insan! Nimetin zevâlinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Ve lezzetin zevâlini düşünüp o elemden feryad etme. Çünkü o nimet meyvesi, bir rahmet-i bînihayenin semeresidir..." (20. Mektub)

Üstad Hazretleri rahmetin sonsuz olduğunu ve bütün nimetlerin o sonsuz rahmet şeceresinin meyveleri olduğunu beyan ediyor. İlâhî sıfatlar da İlâhî rahmet de sonsuz olduğuna göre nimetlerin zevalinden elem çekmenin bir mânası yok, demektir.

Her nimeti Allah’ın bir ihsanı olarak gören insan, nimetlerin maddî lezzetleriyle mukayese kabul etmeyecek kadar yüksek manevî lezzetler alır.

"Lezzet bitse ruhu bâki kalır." Nimeti veren Allah yine verir, demektir. Nimetin devamı, nimeti veren Allah ile kaimdir. Bu da insan için nimet ve lezzetin bitmesinden gelen acı ve azabı ortadan kaldırıyor. Demek nimetin zevalindeki elem noktası, o nimete bir daha erişememe endişesidir. Bu da iman ile bertaraf edilince o azap ve acı ortadan kalkıyor.

Nimetlerin gelmelerini tesadüfe veren bir münkir veya tabiatperest; “artık bu nimet bir daha benim elime geçmez" diye düşündüğünden o nimet ve lezzet ruhsuz ve devamsız oluyor. O lezzete kalben bağlandığı ve aralarında bir ünsiyet teşekkül ettiği için, lezzetin gitmesi onda daimî bir yara ve acı bırakıyor. Dumandan maksad ise, o nimetin yok olduğunu vehmetmenin verdiği elem acısıdır. Zira “zeval-i lezzet, elemdir.” Mün’imi kabul etmediği için, onu düşünmenin lezzetinden de mahrum kalıyor.

"İkinci cihette, nimetin zevali ölüm değildir ki, ruhu kalsın. Ruhu da söner, ancak dumanı kalır."

Mün’imi hiç düşünmeden nimetler sadece nefis namına talep edildiğinde onlardan alınan lezzetlerde ruh olmaz. Nimetin kendisiyle birlikte lezzeti de yok olur. Yanan bir evden geriye sadece duman kalması gibi, bu gibi şükürsüz tüketimlerden de geriye sadece günah ve hesap kalır.

Buradaki “günah” tabirinden, haram lezzetler olduğu anlaşılmaktadır. Şu var ki, yediğimiz, içtiğimiz her şeyden hesaba çekileceğiz. Abdulkadir Geylanî Hazretleri; “Haramın azabı varsa, helalin de hesabı vardır.” buyurur.

"Musibetlerin ise; zevalinden sonra dumanları söner, nurları kalır. Lezzetlerin zevalinden sonra kalan dumanları, günahlarıdır."(1)

Musibetler ise, sabretmek şartıyla, insan ruhunun terakkisine, kalbin fani dünyadan baki âleme müteveccih olmasına, insanın acz ve fakrını hissederek Rabbine daha fazla dua ve iltica etmesine, ayrıca, günahlara kefaret olmakla bir kısım cezaların ahirete kalmamasına vesile olurlar.

Bunlar musibetlerin nurlarıdır. Musibetin dumanları ise musibet anında insanın çektiği sıkıntı, elem ve meşakkatlerdir. Kâfirin dünyada aldığı haram zevkleri biter, başına onların günahları kalır, onun hesabını da ayrıca çeker, demektir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

laedri_86

ABİLERİM ALLAH RAZI OLSUN RİSALE_İ NURA CANIM FEDA..İNSANLARA SEVDİRME YOLUNDA ÇOK KATKINIZ OLDU RAHMAN'A EMANET OLUN

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek

MESNEVİ NURİYE-KATRE-HATİME-2.Nükteye bakarsak mesele daha kolay anlaşılıyor.Nimetlere iki farklı açıdan bakılır.1.Nimetden, Nimeti verene ulaşıp O na minnet duyup şükür etmek 2. Bütün nazarı nimete verip ömrünü nimete hasredip MÜNİMİ HAKİKİYİ unutmak. 
***Birinci şekilde nimet kaybolsa bile ruhu kalır. Yani o ruh bir çeşit nura inkilap eder. Nimeti vereni hatırlatır. ebedileşir.EBEDİ BİR NUR olur.Çünkü Nimeti veren ÖYLEDİR.
**** İkinci şekilde nimet kaybolunca sadece ''NEFSİ OKŞAYAN HATIRALARI KALIR.'' Nimeti verenedeğilde , Bütün nazarlar ,Nimetten hasıl olan lezzete hasredileceğinden ELBETTE lezzet kaybolacak ancak bir sis -duman nevinden olan hatırası NEFSE hitap edecektir. NEFSE HİTAP EDEN lezzet MÜNİMİ HAKİKİYİ unutturduğu için GÜNAHLARA inkilap eder. 

Kalınız SAĞLICAKLA VE HAYIRLAR İLE.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...