"Haşirde bütün zevil’ervâhın ihyâsı, mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sineğin baharda ihyâ ve inşasından kudrete daha ağır olamaz..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sonsuz kudret açısından bir şeyi yaratmaktaki kolaylık / zorluk ile her şeyi yaratmak arasındaki kolaylık / zorluk aynıdır. Daha doğrusu sonsuz kudrette kolaylık ya da zorluk diye bir şey söz konusu değildir.

Çünkü kolaylık ve zorluk mefhumları kuvvetin mertebesi ve derecesi ile alâkalı bir durumdur. Mesela, gücü 20 Kw olan bir motor, 100 Kw'lık bir elektrik yükünü çekemez; çünkü 20 Kw olan bir motor kendinden beş katı fazla bir enerjiye dayanamaz. Şayet yeryüzündeki bütün elektrik enerjilerinden daha güçlü bir yapıya sahip bir motor olsa, o zaman hiçbir akım bu motora zorluk çıkaramaz.

Sonsuz bir kuvvet karşısında her şey bal mumu gibi kolay ve basit olur.

Cenab-ı Hakk’ın kudreti sınırsız olduğu için, bir sineği yaratması ile bütün canlıları yaratması aynı kolaylıkta ve eşit mesafededir.

“... Zira kudret-i ezeliye zâtiyedir; tagayyür edemez, acz tahallül edemez, avâik tedahül edemez. Onda merâtib olamaz; her şey ona nisbeten birdir."(1)

Allah’ın kudreti, ezelden beri var olan bir sıfat olup, sonradan elde edilmiş sınırlı bir kudret değildir. Bu sonsuz kudret, ezelî, ebedî ve zâtî olduğu için asla değişmez. Allah’ın bütün sıfatları sonsuzdur ve mutlak bir kemaldedir, noksanlıktan ve kusurdan münezzehtir, müberradır.

Acizlik, bu kudrete ne yanaşabilir ne de bulaşabilir. Acizlik, kuvveti arızî ve sınırlı olanlarla alâkalı bir durumdur, kuvveti sonsuz olana müdahale edemez.

Avaik, yani zorluklar, engeller, mânialar sonsuz kudret karşısında ehemmiyetsiz ve geçersizdir. Zorluk ve engeller yine sınırlı kuvvet için geçerlidir.

Mantık açısından sonsuzluk mefhumu derece ve mertebe ile bağdaşmaz, derece ve mertebe ölçülebilen sınırlı şeylerle alâkalıdır. Halbuki Allah’ın sonsuz kudretini tartacak ve ölçecek bir şey yoktur ki, -hâşâ- "Allah şu kadarını yapar, şundan sonrasına gücü yetmez." denilebilsin.

Sonsuzluk mefhumu esas itibari ile mertebe ve derecelerden münezzeh ve müberra olmayı iktiza eder. Bu yüzden bir şeyi yapmakla her şeyi yapmak sonsuz kudret karşısında eşittir. Bir insana can vermekle bir trilyon insana can vermek, Cenab-ı Hakk’ın sonsuz kudreti karşısında eşittir.

"En büyük ve en küçük şeyler O’na nisbeten birdirler. Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar kolaydır." (29. Söz)

Sınırlı bir kudret için küçük şeylerle büyük şeyler arasında fark olduğu açıktır. Meselâ, bir kişi elli kiloluk bir yükü kaldırabiliyorsa, o kişi için on kiloyu kaldırmakla yirmi kiloyu kaldırmak arasında fark olur. Birincisini daha kolay kaldırır, zira kudreti sınırlıdır. Fakat sınırsız bir kudret için böyle bir şey düşünülemez.

Sonsuza göre bir ile binin farkı olmadığı gibi, sonsuz kudret için de atomu yaratmakla güneşi yaratmanın hiçbir farkı olmaz. “Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar kolaydır." Burada çok ehemmiyetli bir noktaya dikkat çekilmektedir: “Ona nisbeten” . Bu “nisbet” meselesi çok mühimdir. İnsanoğlu, hakikatleri değerlendirirken kendi ilmini, iradesini ve kudretini ölçü aldığında çok açık hakikatleri aklından uzak görerek inkâr edebilmektedir. Bu derste bu büyük hatanın önüne geçilmekte ve İlâhî hakikatleri düşünürken kendi sıfatlarımıza nisbet ederek değil, Allah’ın sonsuz sıfatları yönünden bakmamız, ona göre değerlendirmemiz gerektiği ders verilmektedir.

Elbette, insanın sınırlı kudretine nisbeten büyükle küçük arasında fark vardır. Fakat Allah’ın sonsuz kudreti için böyle bir şey düşünülemez.

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 4.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...