"Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hastalığa sabretmek ve Allah’a karşı isyan etmemek kaydı ile hastalıklar, mümin için tam bir ibadet hükmündedir. Buna işaret eden birçok ayet ve hadisler vardır. Birkaç misal vermeye çalışalım:

“Biz mutlaka sizi biraz korku ile biraz açlık ile yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıklarla deneriz. Sen sabredenleri müjdele! Onlar öyle kimselerdir ki, başlarına musibet geldiğinde, ‘Biz Allah’a aidiz ve vakti geldiğinde elbette ona döneceğiz.’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete mazhar olanlar onlardır. Hidayete erenler de ancak onlardır.” (Bakara, 2/155-157).

“Bir Müslüman’a herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.”(1)

“Allah’ın müminler için ön gördüğü hükmü / kararı beni oldukça sevindirmektedir. Şöyle ki; kendisine bir hayır / bir iyilik dokunsa Rabbine hamd eder ve şükreder. Başına bir musibet gelse hamd eder ve sabreder. Her durumda -hatta hanımının ağzına koyacağı bir lokmadan ötürü dahi- mümin için bir ücret / bir mükâfat vardır.”(2)

Bu ayet ve hadisler de gösteriyor ki, müminin hayatı daima kârlı çarklar içinde dönmektedir. Sıkıntılarda sabreder, mükâfat alır; ferahlıkta şükreder, mükâfat alır.

Ayrıca hastalıklar menfi ibadet hükmünde kabul edildiğinden, bu vakitlerde müminler için ciddi bir sevap kazanma fırsatı doğmuş oluyor. Üstadımız bu hakikate şöyle ışık tutmaktadır:

"Evet, ibadet iki kısımdır: bir kısmı müsbet, diğeri menfi. Müsbet kısmı malûmdur. Menfi kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle, musibetzede zaafını ve aczini hissedip, Rabb-i Rahîmine ilticâkârâne teveccüh edip, Onu düşünüp, Ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riyâ giremez, hâlistir. Eğer sabretse, musibetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kısmı var ki, bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer."(3)

Ne mutlu istikamet dairesinde hayatını geçiren müminlere!

Dipnotlar:

(1) bk. Buharî, Marda,1; Müslim, Bir, 52.
(2) bk. Ahmed b. Hanbel, 1/173.
(3) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...