Hava ile toprak zerrelerinin ne hususiyetleri vardır ki; Cenab-ı Hakk'ın yoktan var etme özelliğini ve hususiyetini tezahür ettirecek faaliyet ve vazifeler ifa ediyorlar?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri, “Hava emir ve irâdenin arşıdır”; “Toprak hıfz ve hayat arşıdır.” ifadelerini kullanıyor.

“Basit topraktan, hadsiz hâcât-ı hayvâniye ve insâniyeye medâr olan maâdin ve hadsiz muhtelif nebâtâtın basit bir unsurdan, kemâl-i intizam ile vahdetten hadsiz kesret, basitten nihâyetsiz muhtelif envâ, sade bir sayfada hadsiz muntazam nukùş gözümüzle gördüğümüz gibi…”(1)

ifadelerinden anlaşılmaktadır ki toprak basit ve şuursuz ama bitkilerin, hayvanların ve insanların sayısız ihtiyaçlarının karşılanmasında her bir toprak zerresi Arş-ı Âzam’ın sahibi olan Allah’ın ilim ve kudreti ile hareket ederek harikulade işlere mazhar oluyorlar.

Allah, birbirine benzeyen tohum ve çekirdeklere, Hafîz ve Muhyî isimlerinin tecellisi olarak asıllarını muhafaza etmek suretiyle hayat veriyor. Böylece hayat sahibi olan hayvanların ve insanların ihtiyaçları karşılanıyor. Toprak, çeşit çeşit meyve ve sebzelere analık ediyor. Mesela, nar ağacı kendisi çamurlu toprak yiyor, bize Allah’ın izni ve iradesi ile lezzetli ve sanatlı narı yediriyor.

Sanat cihetiyle de baktığımızda basit ve sade bir toprak sayfasında, Allah muhtelif ve muntazam nakışları nakşediyor. Çiçeklerin ve ağaçların rengarenk ve farklı desenleri bu hakikate sayısız diller ile şehadet ediyor.

Ekilen tohum ve çekirdekler toprakta sünbüllendiği gibi,

“…ağzımızdaki hava ile hurûfat ve kelimâtı ekiyoruz, birden sünbülleniyorlar. Yani, havada, âdetâ zamansız bir anda, bir kelime bir habbe olup hâric-i havada sünbüllenir; küçük büyük hadsiz aynı kelimeyi câmi bir havayı sünbül veriyor. Unsur-u havâiyeye bakıyoruz ki: O derece emr-i “kün feyekün”a mutî ve musahhar ve emirberdir ki, güya her bir zerresi bir nefer gibi, muntazam bir ordunun her dakika emrini bekler; zamansız, en uzak zerreden, emr-i kün'den cilveger olan bir irâdenin imtisâlini, itaatini gösterir.”(2)

Lem’alar’da geçen bu ifadeden anlaşıldığı gibi, atmosferdeki havaya ağzımızdaki hava zerrelerinin harf ve kelime tohumları ekiliyor. Allah’ın emrine itaat eden o zerreler bir anda sayısız insanların kulaklarına mana meyvelerini verecek şekilde nakil yapıyor. Hatta farklı lisanlarda konuşulan manaları da karıştırmadan nakletmesi ayrı bir mucizedir ve Cenab-ı Hakk’ın yoktan var etme özelliğini göstermektedir. Bir saniyede 340 m. yol kat eden hızı ile (en hızlı koşucudan 34 kat daha hızlı), farklı frekans ve şiddetteki her sesi, karıştırmadan nakletmesi ile havanın Allah’ın emir ve iradesinin bir arşı olduğunu gösteriyor. Her bir hava zerresi büyük ve muntazam bir ordunun itaatkar askeri gibi her an Allah’ın emrini bekliyor ve emir gelince de hemen itaat ediyor. Hava zerreleri, sadece sesin naklinde değil nebatatın telkihinde de yine Allah’tan gelen emri yerine getiriyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...