Hava ve toprak unsurunun zerreleri ile beraber su ve nur unsurunun zerreleri arasında kemiyet ve keyfiyet farkı var mıdır? İcraat ve faaliyetlerinin kemiyet ve mahiyet farklılığı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur’da hava, toprak, su ve nur unsuru hakkında şu ifadeler kullanılır.

"Zât-ı Zülcelâl olan Sahib-i Arş-ı Âzamın, manevi bir merkez-i âlem ve kalp ve kıble-i kâinat hükmünde olan küre-i arzdaki mahlukatın tedbirine medar dört arş-ı İlâhîsi var:

Biri, hıfz ve hayat arşıdır ki, topraktır. İsm-i Hafîzin ve Muhyînin mazharıdır.

İkinci arş, fazl ve rahmet arşıdır ki, su unsurudur.

Üçüncüsü, ilim ve hikmet arşıdır ki, unsur-u nurdur.

Dördüncüsü, emir ve iradenin arşıdır ki, unsur-u havadır." (Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Yirminci Nükte)

"…kâinatta tecellî-i rububiyet ve faaliyet-i kudrete ve makarr-ı hilâfete ve Hayy-u Kayyûm isimlerinin cilvelerine en uygun, topraktır. Nasıl ki arş-ı rahmet su üzerindedir; arş-ı hayat ve ihya da toprak üstündedir."

"Toprak, tecelliyat ve cilvelere en yüksek bir ayinedir. Evet, kesif bir şeyin ayinesi ne kadar latif olursa, o nisbette suretini vazıh gösterir. Ve nurani ve latif bir şeyin de ayinesi ne kadar kesif olursa, o nisbette esmanın cilvelerini cilalı gösterir. Mesela, hava ayinesinde, yalnız şemsin zayıf bir ziyası görünür. Su ayinesinde şems ziyasıyla görünürse de elvan-ı sebası görünmüyor. Fakat toprak ayinesi, çiçeklerinin renkleriyle, şemsin ziyasındaki yedi rengi de gösterir. 'Kulun Rabbine en yakın olduğu an, onun secde halidir.' hadis-i şerifi, bu sırra işareten şehadet eder." (Mesnevî-i Nuriye, Şule)

Zerrelerin, cansız maddelerden canlı maddelere ve canlılarda da insan nevine ait zerreler oluncaya kadar kemalatlarında değişik mertebeleri olmaktadır. Yani, toprak-hava-su zerreleri bitki zerreleri haline geçmekle, bitki zerreleri hayvan zerreleri, hayvan zerreleri insan zerreleri haline geçmekle onların kemalattaki dereceleri artar.

Allah’ı tanıyan ve ona tesbih, tahmid ve tekbirle kulluğunu gösteren bir insanın vücudunda çalışan zerreler, keyfiyet itibariyle daha üst derecelerde vazife ifa etmiş olur. Nimet mertebelerini sıralarken kullanılan şu ifadeler bu hakikate işaret etmektedir:

"…bir insan hiçlikten vücuda gelip, taş olmayarak, ağaç olmayıp, hayvan kalmayarak, insan olup, Müslüman olarak, çok zaman sıhhat ve afiyet görüp, yüksek bir derece-i nimet kazandığı halde,…" (Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...