"Hem belki karşımıza ... zahirde müttakiler çıkartılır. Bunlara karşı vahdetimizi, tesanüdümüzü muhafaza edip onlarla uğraşmamak lazımdır." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem biz böyle sarsılmaz ve en yüksek ve en büyük ve en ehemmiyetli ve fiyat takdir edilmez derecede kıymettar ve bütün dünyası ve canı ve cânânı pahasına verilse yine ucuz düşen bir hakikatin uğrunda ve yolunda çalışıyoruz; elbette bütün musibetlere ve sıkıntılara ve düşmanlara kemâl-i metanetle mukabele etmemiz gerektir. Hem, belki karşımıza aldanmış veya aldatılmış bazı hocalar ve şeyhler ve zâhirde müttakîler çıkartılır. Bunlara karşı vahdetimizi, tesanüdümüzü muhafaza edip onlarla uğraşmamak lazımdır, münakaşa etmemek gerektir." (Şualar, 13. Şua)

Zahiren müttaki yani dış görünüşüyle takvalı ifadesi kişinin dışarıdan bakıldığında Allah'ın emirlerine sıkı sıkıya bağlı ve günahlardan kaçınan bir izlenim vermesini, ancak bu durumun kalbî bir samimiyetten (ihlas) ziyade gösteriş (riya) veya dünyevi menfaatler gibi başka amaçlara yönelik olabileceği ihtimalini belirtir.

Bu tarz zahirî müttaki insanlar din düşmanları tarafından kullanılmaya müsaittir ve iman hizmetinin karşısında durabilirler. Bunlara karşı tedbirli ve dikkatli olmak gerekir.

Dıştan dindar görünüp içten dünyevi makam, şöhret veya menfaat peşinde koşan insanlar, iman hizmeti için en tehlikeli unsurlardan biri olabilir. Çünkü bu tarz kişiler, samimi müminlerin arasına kolayca sızabilir ve içeriden fitne çıkarabilirler. Risale-i Nur bu durumu "gizli düşman" olarak nitelendirir. Açık düşmana karşı durmak daha kolayken, bu tarz gizli düşmanlara karşı uyanık olmak daha zordur.

Bu durum karşısında alınması gereken tedbirler, yine Risale-i Nur'un temel düsturları ile açıklanabilir:

Şahısların dış görünüşlerine, sözlerine veya konumlarına değil, savundukları hakikate ve hizmetin temel prensiplerine odaklanmak gerekir. Risale-i Nur hizmetinde asıl olan şahs-ı manevidir, yani bütün Nur talebelerinin oluşturduğu manevi birliktir. Şahısların makamları veya zahiri mertebeleri değil, ihlasları ve hizmete olan sadakatleri önemlidir.

Menfi (negatif) eleştiriler yapmak yerine, daima müspet (pozitif) hareket esastır. Yani birini kırmak veya ifşa etmek yerine, doğru olanı anlatmak, uhuvveti (kardeşliği) bozmamak gerekir. Ancak hizmete zarar veren bir durum fark edildiğinde, bu durumu meşveret (istişare) ile değerlendirerek, hizmetin selametini koruyacak adımlar atmak önemlidir.

En büyük tedbir, kişinin kendi ihlasını koruması ve Risale-i Nur'a sadık kalmasıdır. Eğer her bir fert, sadece Allah rızası için hizmet etmeye odaklanırsa, dışarıdan veya içeriden gelecek her türlü olumsuz etkiye karşı manevi bir zırh kuşanmış olur.

Bu bağlamda, zahirî müttaki görünen kişilere karşı tedbirli olmak, o kişileri yargılamak değil, kendi iman hizmetimizin temel prensiplerini korumak ve ihlastan taviz vermemek anlamına gelir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 205
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...