"Her bir ağacın evveli, öyle bir sandukça ve program ve âhiri, öyle bir târifename ve nümune ve zahiri, öyle bir musannâ hulle ve bir münakkaş libas ve bâtını, öyle bir fabrika ve tezgâhtır ki, bu dört cihet öyle birbirine bakıyorlar..." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhâsıl; her bir ağacın evveli, öyle bir sandukça ve program ve âhiri, öyle bir târifename ve nümune ve zahiri, öyle bir musannâ hulle ve bir münakkaş libas ve bâtını, öyle bir fabrika ve tezgâhtır ki, bu dört cihet öyle birbirine bakıyorlar. Ve dördün mecmuundan öyle bir sikke-i âzam, belki bir ism-i âzam tezahür eder ki, bilbedahe, bütün kâinatı idare eden bir Sâni-i Vâhid-i Ehadden başkası o işleri yapamaz. Ve ağaç gibi her zîhayatın evveli, âhiri, zâhiri, bâtını birer sikke-i tevhid, birer hâtem-i vahdet, birer mühr-ü ehadiyet, birer turra-i vahdâniyet taşıyor."(1)

Üstad Hazretleri bu paragrafın izahını şu şekilde yapmaktadır:

"İsm-i Evvel ile işaret edildiği gibi, her bir meyvedar ağacın menşe-i aslîsi olan çekirdek öyle bir sandukçadır ki, o ağacın programını ve fihristesini ve plânını ve öyle bir tezgâhtır ki, onun cihazatını ve levazımatını ve teşkilâtını ve öyle bir makinedir ki, onun iptidadaki incecik vâridatını ve lâtifâne masârifini ve tanzimatını taşıyor."

Yani çekirdekler "Evvel" isminin somut ve mücessem bir levhası ve işareti gibidir. Koca ağacın bütün plan ve programı ince ve latif bir yazı ile çekirdeğin içine yazılmış, bu yazı katibine işaret ve delalet ediyor.

"Ve ism-i Âhir'le işaret edildiği gibi, her bir ağacın neticesi ve meyvesi öyle bir tarifenamedir ki, o ağacın eşkâlini ve ahvâlini ve evsafını ve öyle bir beyannamedir ki, onun vazifelerini ve menfaatlerini ve hassalarını ve öyle bir fezlekedir ki, o ağacın emsalini ve ensâlini ve nesl-i âtisini o meyvenin kalbinde bulunan çekirdeklerle beyan ediyor, ders veriyor."

Allah, çekirdekte latif bir şekilde yazılı bulunan programı açtı, maddi alemde sergiledi, sonra tekrar meyvelerin içine latif bir şekilde dürüp koydu. Bütün bunlar Allah’ın isim ve sıfatlarını haşmetli bir şekilde ilan ve teşhir etmektir.

"Ve ism-i Zâhir ile işaret edildiği gibi, her ağacın giydiği suret ve şekil, öyle musannâ ve münakkaş bir hulledir, bir libastır ki, o ağacın dal ve budak ve âzâ ve eczasıyla tam kametine göre biçilmiş, kesilmiş, süslendirilmiş. Ve öyle hassas ve mizanlı ve mânidardır ki, o ağacı bir kitap, bir mektup, bir kaside suretine çevirmiştir."

Zahir ismi çekirdeğin içinde ince ve latif bir şekilde yazılmış plan ve programın maddi ve kevni alemde ilan ve izhar edilmesidir. Yani incir çekirdeği içindeki incir programının görünür hale dönüştürülmesidir ki tevhidin en zahir ve görünen kısmıdır.

"Ve ism-i Bâtın ile işaret edildiği gibi, her ağacın içinde işleyen tezgâh öyle bir fabrikadır ki, o ağacın bütün ecza ve âzâsını teşkil ve tedvir ve tedbirini gayet hassas mizanla ölçtüğü gibi, bütün ayrı ayrı âzâlarına lâzım olan maddeleri ve rızıkları, gayet mükemmel bir intizam altında sevk ve taksim ve tevzi ile beraber akılları hayret içinde bırakan şimşek çakmak gibi bir sür'at ve saati kurmak gibi bir sühulet ve bir orduya arş demek gibi bir birlik ve beraberlik ile o hârika fabrika işliyor."(2)

Ağacın başı olan çekirdek, sonucu olan meyve ve zahiri olan kalıbı nasıl tevhide işaret ve delalet ediyor ise, aynı şekilde ağacın iç kısmı olan organlarındaki mükemmel intizam ve ahenkte tevhide işaret ve delalet ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Üçüncü Makam.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...