Hikmetli bir hallakıyet; intizamlı bir fettahiyet; şefkatli, keremli, rahmetli bir vehhabiyet ve ihsanatı misallerle, Fa’âl, Hallak, Fettah, Vehhab isimlerini kısaca izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fa’âl; çok işi yapan, daima yapan demektir.

Fail de bir işi yapan manasına gelir, ancak fa’âl'de mübalağa ve çokluk manası söz konusudur. Diğer üç isim de yine mübalağa sığasıyla gelmiştir.

Fiil, faile işaret eder. Ortada bir faaliyet varsa, onu yapan bir fail var demektir. Kâinatın tümünde ve bütün mahlukatta hem sürekli hem kusursuz hem mükemmel hem de sanatlı bir faaliyet var. Mükemmel ve kusursuz faaliyet, mükemmel ve kusursuz bir faili ilan ve ispat eder. Sanatlı bir eser, sanatkârını gösterir. Bu da tevhidin kuvvetli bir delili ve bir ispatıdır.

Fettah ismi de çok fetheden, her şeyi açan, bütün fetih fiillerini birlikte icra eden demek olup, yine mübalağa ifade etmektedir.

Hallâk; sürekli yaratan, çokça yaratan demektir ve mübalağa ifade eder.

"Hallakiyet", çokça yaratmalar manasına geliyor. Her an sayısız mahlukat yaratılmaktadır. Dünya Bankası bilgilerine göre, dünyada saatte 15 bin bebek dünyaya geliyor. Bir çift karasinek bir baharda beş buçuk milyar oluyor. Diğer bütün canlıları, bitki ve meyveleri düşündüğümüzde ortaya akıl almaz bir yaratma fiili ortaya çıkar.

Vehhab; çok hibe edici, çok nimetler bağışlayan demektir.

"Vehhabiyet" kelime olarak çokça vermek, bahşetmek, ihsan ve ikramda bulunmak gibi manalara geliyor. Bütün canlılara verilen rızıklar, nimetler ve ihsanlar vehhabiyetin azametini gösteriyor. Ortada bir ihsan varsa, bu bir Muhsin’i gösterir. Yine ortada bir bahşetme varsa, bu, ikram eden Vehhab’ı gösterir. Ki bütün fiil ve işlerin hepsi ayrı ayrı tevhide işaret ediyor...

Bir yumurtanın hikmetle yaratılması hallakiyeti yani Allah’ın yaratıcı olma şe’nini ilan ettiği gibi, onun intizamlı bir şekilde açılması ve içinden her şeyiyle hikmet ve rahmetten haber veren bir kuş yavrusunun çıkması “rahmetli bir vehhâbiyet ve ihsanatı” ders verir. Kuşun bu kadar hikmet ve rahmet nişanları taşıyan o yumurtayı kendi ilmi, iradesi ve kudretiyle yapmadığı açık bir hakikat olduğuna göre, geriye vehhabiyet şıkkı kalıyor. Yani o yumurtaya takılan bütün hikmetler ve ihsanlar Allah’ın bir hibesi, yani karşılıksız ihsanıdır.

Her canlıda bu hakikat bütün berraklığıyla okunur. Cansızlar âleminden Güneş'i misal alırsak ona takılan hararet, ziya ve ziyasındaki yedi renk de onun kendi gayretiyle olmuş değildir. Bunların hepsi ilahi bir ihsandır. Güneş hayatsız olduğundan ona yapılan bu ihsanları, “varlığının gereği olan şeylerin kendisine takılması” şeklinde değerlendiririz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...