İmam-ı Rabbani Hazretlerinin "Mirza Bediüzzaman’a Mektup" dediği mektubu yayınlar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmam-ı Rabbanî Hazretlerinin söz konusu mektubunun tamamını aşağıya alıyoruz:

MEVZU: Seyyidu’l-Kevneyn Rasulullaha itaate teşvik. O’na ve âline salat u selam.

"Bu mütabaatın, ilk olarak itikadı düzeltmek, ikinci olarak da öğ­renilmesi gereken zaruri fıkıh hükümlerini öğrenmekle mümkün olabileceği ve buna ait meseleler hakkındadır."

"Bu mektup; Mirza Bediuzzaman'a yazılmıştır."

"Allahü Teala sizlere afiyet ve selamet versin."

"Bil ki, İki cihan saadetine ulaşmak, Peygamberlerin Efendisine (sav.) tabi olmaya bağlıdır. Dua ve selamlar, onun ve yakınlarının üzeri­ne olsun. Ona tabi olma, ehl-i sünnet alimlerinin bildirdikleri usûl üzere olmalıdır. Allah, onların çalışmalarını kabul buyursun. Bu da, evvela bu büyük insanların görüşleri istikametinde itikadı düzeltmek, ikinci ola­rak da, helal, haram, farz, vacip, sünnet, mendup, mubah ve şüpheli şeyle­ri öğrenmekle olur. Daha sonra, bilinen bu şeylerle amel edilmelidir."

"Bu iki itikad ve amel kanatları elde edildikten sonra, eğer ebedi mesud olması için ezelî yardım varsa, mukaddes âleme doğru uçmak müyesser olur olur. Bu iki kanat takılmadan uçuş mümkün değildir. Dökülen ağaç kabu­ğu gibi, yerlerde sürünür."

"Bu alçak dünyanın yaptıkları gizli değil ki, ulaşılmaya, elde edil­meye layık olsun, peşinden koşulmaya değsin. Öyleyse, üstün gayretli olup kıymetli şeyleri aramak gereklidir. İnsanoğlu, Allahü Tealanın her şeyi bir sebebe bağladığını bildiğine göre, ona kavuşturan sebebi yine on­dan istemelidir."

Asıl mesele bu; kalanı boş.

"Güzel bir iltifatla yardım istediğinize göre, size müjdeler olsun. Sağlam ve kazanmış olarak dönersiniz. Yalnız bir şartla; o da, kalbi yal­nız bir yere bağlamak, bir yere yönelmektir. Çünkü bağlanılan, dönülen yön, başka başka olursa, salik kendini tefrikaya, ayrılığa atmış olur."

“Bir yerde duran, her yerde durmuş olur ama, her yerde duran hiç­bir yerde durmuş olmaz.” sözü, meşhur bir sözdür. Allahü Teâla bizi ve sizleri, Muhammedî şeriatın yolunda devamlı kılsın. Onun sahibine du­alar, selamlar ve saygılar olsun."

"Hakka tabi olan ve Hazret-i Muhammed'in izinde bulunanlara se­lamlar... O’na ve âline salat ve selamlar..."(1)

(1) bk. Mektubat-ı Rabbanî, I.Cilt, 75.Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muslim123
Sizce burdaki sır nedir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İmam-ı Rabbani Hazretleri adetullah gereği açıktan Üstada işaret etmesi uygun olmadığından o şahsın üzerinden seslenmiştir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
İmam Rabbani zamanında da Mirza Bediüzzaman adlı bir şahıs var.Timurlular zamanında..İmam Rabbani o zamanda mektupları o şahsa yazıyor.Üstad ise hali,tavrı gereği o dersleri dolaylı olarak kendine alıyor ve bu tevafuk..Yoksa İmam Rabbani de Üstaddan bahsediyor diye çevremize anlatınca karşı taraf bence çok faydalanamıyor.Yada Üstadı tasdik ediyormuş diye düşünmüyor.Demekki o zamanda da böyle biri yaşamış olabilir diyenler var..Aslında dedikleri doğru .Böyle biri var.Ama belki de bu Zat vasıtasıyla İmam Rabbani hz.leri Üstadla konuşuyor.Zaten Üstad da bu mektuptan kendine gibi ders çıkarıyor..Önemli olan istifade etmek.Yanlışım var mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Güzel bir bakış açısı.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
isahalim

Fakat burada bir inceliği belirtmek isterim: İmam-ı Rabbani Hazretlerinin iki mektup yazdığı iddia edilen Mirza Bediüzzaman 1517 yılında vebadan ölmüştür. Oysa İmam-ı Rabbani Hazretleri 1563 yılında Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğmuştur. Yani vefat etmiş birine ya da gelecek olan birine sesleniyor İmam Rabbani Hazretleri... Gelecek olan istifade edebilir, vefat eden için ise bu mümkün değil. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...