"İmansız cennete gidilmez; fakat tasavvufsuz cennete giden pek çoktur." cümlesi ne demektir, açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tarikat, imanı sağlam ve salih bir mümini velayet makamına çıkaran özel bir yol, manevi bir disiplindir. Yani tarikatta gidebilmek için sağlam bir iman, salih bir amel gerekiyor. Bu ikisinde bir noksanlık ya da kusur olursa, tasavvufta gidilemez.

Bu zamanda insanların ekserisi dinsiz felsefe sebebi ile iman ve salih amel noktasında yara almışlar ve müthiş bir tehlike ile karşı karşıyalar. Haliyle imanı ve ameli yara almış bu insanların tarikat yolu ile velayet makamlarına çıkması mümkün ve kabil olmuyor.

Öyle ise bu yaralı insanlara tarikat dersi değil, iman dersi vermek birinci ve öncelikli konudur. İmanı tehlikede olan birisini kurtarmak, imanı olan birisini veli yapmaktan hem daha önemli hem de daha sevaplıdır. "Zira imansız cennete gidilmez, ama tasavvuf dersi almadan da insanlar cennete girilebilir." Tasavvuf cennetin değil, cennetteki makamların sağlayıcısıdır.

Tasavvuf, mesleğini mevcut iman ve ibadet üzerine kurmuştur. Bu yüzden imanında ve ibadetinde eksiği olan birisi tasavvuf yolunda gidemez.

İmam Rabbani Hazretleri bu manaya şöyle işaret ediyor:

"Hem demiş ki: Tarik-i Nakşîde iki kanatla sülûk edilir. Yani, hakaik-i imaniyeye sağlam bir surette itikad etmek ve ferâiz-i diniyeyi imtisal etmekle olur. Bu iki cenahta kusur varsa o yolda gidilmez."(1)

Özet olarak, imansız birinin imanına vesile olup, onu ebedi ateşten kurtarmak, imanlı birinin makamını genişletmekten daha kıymetli ve daha sevaplıdır.

(1) bk. Mektubat, Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...