Block title
Block content

Beşinci Mektup

İçerikler

  1. "Doğrudan doğruya hakaik-i îmaniyeye hizmettir ki, İmâm-ı Rabbânî de (R.A.) âhir zamanında ona sülûk etmiştir..." İmam-ı Rabbani Hazretleri ahir zamanında tarikatı terk mi etmiştir?

  2. "Feraiz-i diniyeye ve Sünnet-i Seniyeye tarîkat perdesi altında hizmet,.." ifadesini açıklar mısınız?

  3. "Hakaik-i imaniyeden bir mes'elenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim." cümlesini açıklar mısınız?

  4. "Öyle ise, tarik-i Nakşînin üç perdesi var: Birisi ve en birincisi ve en büyüğü: Doğrudan doğruya hakaik-i imaniyeye hizmettir ki, İmam-ı Rabbânî de (r.a.) âhir zamanında ona sülûk etmiştir." İzah eder misiniz, Risale-i Nurlar birinci gruba giriyor mu?

  5. "Tarik-i Nakşinin üç perdesi var; birisi ve en birincisi ve en büyüğü doğrudan doğruya hakaik-i imaniye hizmetidir ki, İmam-ı Rabbani de ahir zamanında ona sülûk etmiştir." Birinci perde aşılmadan diğerlerine ulaşılabilir mi veya birbirisiz olabilir mi?

  6. Beşinci Mektub'u özetler misiniz?

  7. Beşinci Mektup'ta geçen; "Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevâcid ve kerâmâta tercih ederim." ifadesini Mektubat-ı Rabbani'de bulamadım?..

  8. Her asrın müceddid ve talebeleri velayet-i kübraya mazhar mı? Bu makama sadece Nur talebeleri mi mazhardır? Her asırda görevli olan zatın talebeleri de bu makama mazhar değil mi?

  9. Velayet-i kübra vehbidir, suğra ise kesbi. Peki velayet-i kübrada hiç mi bir şey yapılmayacak? Akrebiyetin inkişafı için neler yapılmalı?

  10. Velâyet-i vusta, velayet-i kübra, ve velayet-i suğra hakkında bilgi verir misiniz?

  11. "Cenab-ı Hakk'ın rahmetiyle kırk dakikada o hakaika çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lakayt kalmak elbette karı akıl değil." ifadesinde, nasıl bir kırk dakikadan bahsetmektedir? Üstad kırk rakamını nasıl hesaplamış?

  12. "Eğer Şeyh Abdülkàdir Geylânî ve Şah-ı Nakşibend ve İmam-ı Rabbânî gibi zâtlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakaik-i imaniyenin ve akaid-i İslâmiyenin takviyesine sarf edeceklerdi..." İzah eder misiniz?

  13. "Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi." cümlesini açar mısınız? Burada tasavvuf gereksizmiş gibi lanse ediliyor sanki?

  14. "Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi... Cenâb-ı Hakk'ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayt kalmak elbette kâr-ı akıl değil." İzah?

  15. "İmansız cennete gidilmez; fakat tasavvufsuz cennete giden pek çoktur." cümlesi ne demektir, açıklar mısınız?

  16. "Tasavvuf yoluyla emrâz-ı kalbiyenin izalesine çalışmak, kalb ayağıyla sülûk etmektir. Birincisi farz, ikincisi vacip, bu üçüncüsü ise sünnet hükmündedir." Tasavvuf yolunun sünnet olmasını nasıl anlamalıyız?

  17. Mevlana Hazretleri "Bazı alimlerin Allah'ı ispat etmeye çalışmalarına şaşıyorum. Allah'ın varlığı sabittir, sen kulluğunu ispat etmeye çalış." diyor. Ancak Risaleler Allah'ın varlığı ve birliğini ispat üzerine yazılmıştır; bu sözü nasıl anlamalıyız?

  18. Üstad'ın, "Eskiden bir iman hakikatine kırk günden tut da bazen kırk senede ancak çıkılabilirdi, şimdi birisi kırk dakikada çıkacak bir yol bulsa bu yola lakayt kalmak kar-ı akıl değil." mealindeki ifadesinin izahı? İman hakikatine çıkma nasıl bilinir?

Yükleniyor...