"İntizam ve mizanla o fâil iş gördüğü için, hakîm ve âdil olmak lâzım gelir." Neden, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hakîm, hikmetle iş gören mânasına gelen İlahî bir isimdir.

Hakîm: Hikmetle muttasıf olan ve mevcudatın hakikatına ve hikmetlerine vâkıf olan. İş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan demektir.

Âdil, her şeyi adaletli, yani ölçülü ve dengeli bir şekilde yaratan demek olan Allah’ın güzel isimlerinden biridir.

İntizam; düzgün, tertipli olma ve düzgünlük demektir.

Mizan ise ölçü, tartı ve terazi gibi mânalara gelir. Sistemin ölçülerek, biçilerek kurulması demektir.

Bir sistem kurulurken fayda ve menfaat gözetilir. Mesela, bir çamaşır makinesi, çamaşırları çok iyi yıkamak ve temizlemek sistemi üzerine kurulur.

Kurduğu ve kuracağı sistemin hikmetini ve faydasını hesap etmeyen kişi, ondan menfaat görmez ve kâr sağlayamaz. Bu yüzden sistemi kuran aklın Hakîm vasfına sahip olması gerekiyor.

Sadece Hakîm ismine mazhar olması yeterli olmaz, aynı zamanda Âdil olması da gerekiyor. Çünkü her şeyi ölçülü ve dengeli bir şekilde yerli yerine koyamayan bir akıl, sistemi sağlıklı bir şekilde çalıştırıp işletemez.

Makinanın kapağını bir metre, içindeki şaseyi 1.5 metre yaparsa, kapak şaseye uymaz, yani âdil bir iş yapılmadığı için sistem kurulamaz. Demek ölçme ve biçme bilmeyen birisi âdil olamaz, âdil olamayınca da sistem kurulamaz.

Allah Âdil ve Hakîm isimleri ile kâinatta mükemmel bir nizam kurmuş. Eşyanın mizanlı, mükemmel ve her yönü ile faydalı olması, bu iki ismin tecellisinden dolayıdır. Bu iki isim olmazsa kâinatta nizam ve mizan kalmaz, her şey helak olur.

Hakîm isminin tecellisiyle mahlûkat âlemine hikmetler, mânalar ve faydalar takmış. Allah, rızka muhtaç canlılar yarattığı gibi, güzellikten, hikmetten, faydadan anlayan idrak sahibi varlıkları da yarattı.

Her şeyi hikmetli ve faydalı yaratan Allah, bütün kâinatı ve mahlûkatı hikmet ve faydalar ile donatmıştır. Bir ağaca dalları ve çiçekleri adedince menfaat ve faydalar takmıştır. Bir âzaya yüzlerce vazife ve hikmetler takarak Hakîm isminin mânasını ve hakikatini, şuûr sahiplerine izhar ve ilan etmiştir.

Nihayetsiz hikmeti, eserleri ile sâbit olan Allah’ın âhiret yurdunu kurmayıp, insanları yokluk ve hiçlik kuyusuna atması “Hakîm” ismi ile ve hikmetle bağdaşmaz. Yani “Hakîm” ismi ve hikmet mânası ahiret yurdunun kurulmasını iktiza edip, istiyor.

Allah hikmetsiz iş yapmaktan mukaddes ve münezzehtir. Dünyada tecelli eden isim ve sıfatlar vazife olarak kemaldedir, ama bütünü ile tecelli etme noktasında kemalde değildir. Dünya Cenab-ı Hakkın sonsuz rahmetine tam ayna olamıyor. Çünkü rahmet nihayetsiz, insanların ömürleri kısa ve dünya fanidir. Bunun için başka ebedî bir âlem lazımdır ki, rahmet devam etsin ve O’nun zenginliğinin aslı orada kemaliyle tezahür etsin. Çünkü dünyadaki bütün nimetler numune ve gölgedir, asılları ise âhirettedir. Cenâb-ı Hakk’ın isim ve sıfatların nihayetsiz mâna ve kemalini göstermek ister. Bunun da kemali ile tecelli edeceği yer âhirettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...