İsm-i Evvel, Ahir, Zahir, Batın'ın, ağaca göre izah edilip, tevhide delil olmasının açıklandığı yeri, başka örnekle de siz açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İsm-i Evvel ile işaret edildiği gibi, her bir meyvedar ağacın menşe-i aslîsi olan çekirdek öyle bir sandukçadır ki, o ağacın programını ve fihristesini ve plânını ve öyle bir tezgâhtır ki, onun cihazatını ve levazımatını ve teşkilâtını ve öyle bir makinedir ki, onun iptidadaki incecik vâridatını ve lâtifâne masârifini ve tanzimatını taşıyor."(1)

İnsanın ilk hali olan bir damla su Evvel isminin somut ve mücessem bir levhası ve işareti gibidir. İnsanın bütün plan ve programı, ince ve latif bir yazı ile o bir damla suyun içine yazılmış, bu yazı katibine işaret ve delalet ediyor.

"Ve ism-i Âhir'le işaret edildiği gibi, her bir ağacın neticesi ve meyvesi öyle bir tarifenamedir ki, o ağacın eşkâlini ve ahvâlini ve evsafını ve öyle bir beyannamedir ki, onun vazifelerini ve menfaatlerini ve hassalarını ve öyle bir fezlekedir ki, o ağacın emsalini ve ensâlini ve nesl-i âtisini o meyvenin kalbinde bulunan çekirdeklerle beyan ediyor, ders veriyor."

Allah, bir damla suda latif bir şekilde yazılı bulunan insanın programını açtı, maddi alemde sergiledi, yani bebek, çocuk, genç ve ihtiyarlık evreleriyle insanı yarattı, sonra tekrar onu sülbü içine latif bir şekilde dürüp koydu. Bütün bunlar Allah’ın isim ve sıfatlarını haşmetli bir şekilde ilan ve teşhir etmektir.

Evet, insanın ilk hali nasıl bir damla su ise son hali de evladı noktasından bir damla sudur. Ben nasıl babamın ahiri isem bende evladımın evveli oluyorum yani.

"Ve ism-i Zâhir ile işaret edildiği gibi, her ağacın giydiği suret ve şekil, öyle musannâ ve münakkaş bir hulledir, bir libastır ki, o ağacın dal ve budak ve âzâ ve eczasıyla tam kametine göre biçilmiş, kesilmiş, süslendirilmiş. Ve öyle hassas ve mizanlı ve mânidardır ki, o ağacı bir kitap, bir mektup, bir kaside suretine çevirmiştir.

Zahir ismi, meni içinde ince ve latif bir şekilde yazılmış plan ve programın maddi ve kevni alemde ilan ve izhar edilmesidir. Yani meni içindeki insan programının görünür hale dönüştürülmesidir ki, tevhidin en zahir ve görünen kısmıdır. İnsan bedeni kainat içinde en mükemmel en sanatlı ve en hikmetli bir eserdir ve Zahir ismi bu eser üstünde çok parlak bir şekilde kendini ilan ediyor.

"Ve ism-i Bâtın ile işaret edildiği gibi, her ağacın içinde işleyen tezgâh öyle bir fabrikadır ki, o ağacın bütün ecza ve âzâsını teşkil ve tedvir ve tedbirini gayet hassas mizanla ölçtüğü gibi, bütün ayrı ayrı âzâlarına lâzım olan maddeleri ve rızıkları, gayet mükemmel bir intizam altında sevk ve taksim ve tevzi ile beraber akılları hayret içinde bırakan şimşek çakmak gibi bir sür'at ve saati kurmak gibi bir sühulet ve bir orduya arş demek gibi bir birlik ve beraberlik ile o hârika fabrika işliyor."(2)

İnsanın başlangıcı olan meni, sonucu olan evladı ve zahiri olan kalıbı nasıl tevhide işaret ve delalet ediyor ise, aynı şekilde insan bedeninin iç kısmı olan organlarındaki mükemmel intizam ve ahenk de tevhide işaret ve delalet ediyor. Evet, insanın dış görünüşü nasıl harika bir sanat olup sanatkarını ilan ediyor ise, aynı şekilde iç organların yüzlerce vazifesi ve uyumlu çalışması sanatkarını ilan ve ispat ediyor. Bugün insanın bütün iç organları üzerine ayrı ayrı fakülteler kurulmuş; bunların doktoru olmak için onlarca ilimi tahsil etmek gerekiyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Üçüncü Makam.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...