"Kesb-i şer, şerdir; halk-ı şer, şer değildir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayrı da şerri de yaratan ancak Allah’tır. Lakin hayra rızası var, şerre ise yok.

Kaldı ki hayır ve şer dediğimiz, yapılan işin, işlenen fiilin Allah’ın emir ve rızasına uygun olup olmamasıyla ilgilidir. Yani, bunlar fiilin kendisiyle değil, sıfatıyla alakalıdır. Şöyle ki:

Konuşma, görme, işitme, yürüme hepsi birer fiil. Hayır olsun şer olsun bütün bu fiilleri yaratan Allah’tır. İşlenen fiil, Allah’ın rızasınaa uygun ise "hayır", aksi halde "şer" olur. Zaten Allah’ın birliğine iman eden bir insan, onu bütün bu işlerin, bu fiillerin tek yaratıcısı olarak bilir.

İnsan bir işi yapmayı sadece arzu eder ve cüz-i iradesini o işi yapmaya sarf eder; neticeyi yaratan ise Allah’tır. Hakikat böylece bilinmezse ortaya şöyle bir tezat çıkar: Aynı fiil "hayır" olunca Allah tarafından yaratılır, aksi halde başkası tarafından.

Görme fiilinin yaratıcısı Allah’tır. Göz fabrikası onun, ışık hammaddesi onun, görülen bütün eşya da onundur. O halde bir insan neye bakarsa baksın, görmeyi yaratan Allah’tır. Baktığı helal ise bu bakış “hayır” olur, haramsa “şer” olur.

Hayrı da Allah yaratır, şerri de.

Şerrin yaratılması şer değildir; şer olan, onu kesb etmek, yani şerri kazanmak, ona yönelmek ve onu irade etmektir. Rahman ismi gibi, Kahhar ismi de güzeldir; güzel olmayan, kahrı gerektiren isyanları işlemektir.

Suç işlemek şerdir, ama suçluyu hapse atmak şer değildir.

Nur Külliyatı'nda bu hakikat açıklanırken enteresan bir misal verilir: Ateş.

Ateşin yaratılması şer değildir; ateşin binlerce faydası bunu ispat eder. Şer olan, ateşe temas etmek, onunla yangın çıkarmaktır.

Ateş misalinin hemen ardından söz şeytana getirilir ve şöyle buyrulur:

“Şeytanların icadı, terakkiyat-ı insaniye gibi çok hikmetli neticeleri olmakla beraber, sû-i ihtiyarıyla ve yanlış kesbiyle şeytanlara mağlup olmakla, ‘Şeytanın hilkati şerdir.’ diyemez.”(1)

Bu misalin en dikkat çekici yönü, şeytanın da ateşten yaratılmış olmasıdır. Demek ki, ateşe dokunmak gibi, şeytanın vesveselerine kapılmak ve ona mağlup olmak da şerdir. Yoksa şeytanların yaratılması şer değildir. Zira bütün manevi terakkilerin temelinde, nefis ve şeytanla cihat etmek yatar.

İçeriden nefis, dışarıdan şeytan... Bu iki düşmanına rağmen, istikamet yolunda giden insan, manen çok terakki eder. Onun ruh ikliminde nice çiçekler açar, nice meyveler yetişir. Demek oluyor ki, nefsin de şeytanın da yaratılmaları güzeldir; güzel olmayan, nefse uymak ve şeytana aldanmaktır.

1) bk. Lem’alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...