Block title
Block content

"Kudret-i ezeliye, Zât-ı Akdese lâzıme-i zaruriye, nâşie-i zâtiyedir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kudret-i ezeliye, Zât-ı Akdese lâzıme-i zaruriye, nâşie-i zâtiyedir. Acz, zıddı olduğundan bizzarure, zaruriye-i zâtiyeyle, zıddının melzumu olan zâta ârız olmaz."(1)

Allah’ın sonsuz kudreti, Allah’ın zatına vacip ve zaruri bir sıfattır. Yani kudret sıfatı Allah’ın zatı ile beraber ezeli ve ebedidir, sonradan elde edilmiş ya da kazanılmış bir sıfat değildir. Zati olan yani ezeli ve ebedi olan bir sıfata da zıddı yanaşamaz.

Mesela ezeli ve ebedi bir kudrete acizlik yanaşamaz. Çünkü başı ve sonu olmayan bir sıfatın açık kapısı zayıf bir noktası, delinecek bir duvarı yok ki acizlik oradan girip ona yanaşsın ve onu çaresiz bıraksın.

Sonsuz bir mükemmellikte olan kudrete, zıddı olan acizlik ve zayıflık asla yanaşamaz ve eksik ve noksanlardan münezzeh ve mukaddes demektir. Öyle ki, mutlak kemalde olan bir şey için bir üst ve ötesi olmayacağı için her türlü mertebe ve makamlardan aridir ve üstündür.

Mutlak kemalde olan bir kudret için her şeyi yaratmak bir şeyi yaratmakla aynıdır ve eşittir. Zira kudretinde bir makam ve mertebe yoktur, öyle ise böyle bir kudrete ağırlık ve hafiflik, uzaklık ve yakınlık, genişlik ve darlık da yoktur demektir. Böyle bir kudretin nazarında ceviz ile dağ müsavi ve eşittir.

Sonsuz kudret İlahlık için gerekli ve zaruri bir sıfattır. Allah’ın hakiki anlamda İlah olması için sonsuz bir kudrete sahip olması gerekir. Nasıl insanın yaşaması için beyin ve kalp gerekli ve zaruri ise, Allah’ın da İlah olması için sonsuz kudret sahibi olması gerekli ve zaruridir.

Allah’ın kudret sıfatı ezelde ve ebette onun ile vardı. Yani sonsuz kudret ile Allah’ın zatı ezeli ve ebedi olarak birbirleri ile beraber varlardı. Allah -haşa- bu kudret sıfatını sonradan ve başka birisinden kazanmış ya da almış değildir. Allah’ın sonsuz kudreti Allah’ın zatı ile kaim olup ezeli ve ebedidir, başlangıcı ve sonu yoktur. Mesela insanın cüzi kudreti zati değil arizidir, yani bu cüzi kudret insana sonradan Allah tarafından verilmiştir. Ama Allah’ın kudreti, onun zatı ile ezeli olarak kaim idi, kimse ona bu kudreti bahşetmiş değildir.

Özet olarak, Allah’ın sonsuz kudreti Allah’ın zatı ile kaim olup, yani ondan neşet eden, ona bağlı olan subuti bir sıfat olup Allah zatı için ezeli ve ebedi olarak lazım ve gerekli olan bir sıfattır.

"Naşie", yani neşet eder ifadesi yedi sıfatın kaynağının ve çıkış noktasının Allah’ın zatı olduğuna işaret ediyor. Güneşin ışığı güneşten nasıl ayrı düşünülemez ise kudrette Zat-ı Akdes'ten ayrı düşünülemez. Allah’ın yedi sabit sıfatı olan "Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelam, Sem ve Basar" Allah’ın zatı ile kaim ve zatına zait sıfatlardır, asla zatından ayrı düşünülemezler demektir.

(1) bk. Sünuhat, Kur'an'da Mübâlağa, Mücâzefe Yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2749 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...