Block title
Block content

"Kudrette meratip, bizzarure, olamaz." izah eder misiniz, neden kudrette meratip olmuyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın sonsuz kudreti, mertebe ve dereceden münezzeh ve mukaddestir. Yani sonsuz bir kudret karşısında her şey eşittir. Bir güneş ile atom zerresinin yaratılması ve idaresi Allah’ın kudreti yanında aynı ve eşittir. Güneş ağırlık bakımından atoma nispetle Allah’ın kudretini zorlayamaz  ya da zerre daha hafif olur denilemez.

Mertebe ve derece ancak cüzi ve sınırlı kudretlerde olur. Mesela, insandaki kudret kayıtlı ve sınırlı olduğu için bir bardağı kaldırmak ile bir masayı kaldırmak arasında fark ve derece olur. Bardağı kaldırmak  insana daha hafif ve rahat gelirken, masayı kaldırmak  daha ağır ve zor gelir.

Büyük küçük, geniş dar, ağır hafif, uzun kısa gibi kavramlar ve kayıtlar Allah’ın sonsuz kudretinde geçerli değildir. Bu kayıtlar sadece cüzi ve nispi kudretler için geçerlidir. Bu yüzden Allah’ın kudreti yanında bir baharı yaratmak ile bir çiçeği yaratmak aynı ve eşittir. Bu manayı akla yaklaştırmak için Üstad Hazretleri  altı tane temsil zikreder.

Şeffafiyet sırrı: Güneşin zatının bir küçük modeli ve sıfatlarını içinde barından  yansıması, denizin yüzünde de görünür, denize ait küçük bir damlanın içinde de görünür. Büyük küçük onun için fark etmez. Güneş, deniz büyüktür diye ona fazla ışık ve yansıma göndermez, ona ayrı bir çaba sarf etmez. Damla ile deniz şeffaf, yani parlak olmasından dolayı  güneşin yansımasını kabul edip ikisi de gösterirler. Fark büyüklük ve küçüklüktedir. Güneş için, kendini o parlak yüzeyde göstermek açısından büyüklük ve küçüklük deniz ile damla olması önem arz etmez, ikisi de aynıdır. Denizde görünmesi ile damlada görünmesi güneş açısından eşittir.

Aynen bu güneş misalindeki gibi Allah’ın kudreti nazarında büyük bir yıldız ile küçük bir atom eşittir. Onun kudretine yıldız ağır gelmez, atom ile aynıdır. Ağırlık ve hafiflik derecesi onun kudretinde yoktur. Kainatın bütünü ile bir parçasının yaratılmasında kudret açısından bir fark, bir zorlanma olamaz.
 

Mukabele sırrı: İnsanlardan oluşan büyük bir daire ve halka düşünelim. Bu daire ve halkanın merkezinde de bir adam farz edelim; elinde de bir mum olsun. Etrafında halka ve daire çizmiş olan insanların elinde de birer ayna varsayalım. Merkezdeki adamın mum ile verdiği ışık, nasıl etrafındaki her bir aynada bölünmeden parçalanmadan ve zahmetsiz olarak görünür ve tecelli eder. Zira hepsi merkezin tam karşısında ve konumları hep aynı olmasından merkeze olan nispetleri eşit ve aynıdır.

Aynen bu misaldeki gibi Allah’ın kudreti merkezde gibi, bütün mahlukat ise ona mukabil bir konumda durmasından, mahlukatın büyük ve küçük, ağır ve hafif durumları onun kudretine zorluk çıkarmaz, engel teşkil etmez. Bir ile bin, eşit hükmünde olur.

Muvazene sırrı: Çok büyük ve hassas bir terazi düşünelim. Terazinin kefeleri dağı da tartar küçük bir atom zerreciğini de tartar bir mahiyettedir. Önce terazinin iki kefesine aynı ağırlıkta iki dağı koysak, ikisi eşit olduktan sonra küçük bir dokunmakla dağın biri göğe diğeri zemine iner. Sonra o çok hassas kefelere atom zerrelerini koysak, terazi yine dengede olur ve dağa sarf ettiğimiz aynı küçük dokunuşu bu kez de atomlara yapsak, tıpkı dağdaki gibi biri göğe, diğeri zemine iner. Denge ve terazi sırrı ile, aynı dokunuşla dağ ile atom eşitlendi. Dağlar için daha fazla güç kullanmaya ihtiyaç yoktur, zira ikisi de müsavidir.

Aynen bu misaldeki gibi, bütün mahlukat büyük, küçük ağır hafif fark etmeden mümkinat terazisindedir. Yani var olmak terazinin bir kefesi, yoklukta kalmak terazinin diğer kefesi; kudret ise bu dengeyi bozan bir dokunuş hükmündedir. Mesela bir dağ, var ve yok olma noktasında eşittir; bir dokunuşla varlık sahasına çıkar. Bir atom zerreciği de aynen dağ gibi varlık ve yokluk dengesinde bir dokunuşla varlık kazanır, ikisi de eşittir kudret nazarında.

İntizam sırrı: Bir usta büyük ve gerçek bir gemi ile oyuncak bir gemi yapsa ve ikisini de intizam ve sistem ile kolay çalışır bir vaziyete soksa. Yani ikisi de bir düğme ile çalışsa. İkisinin de çalışıp hareket etmesi tek dokunuşla olur. Büyük küçük, gerçek veya oyuncak olması hiç fark etmiyor. Bir çocuk bu intizam sırrı ile koca bir gemiyi de, küçük bir oyuncak gemiyi de aynı dokunmak ile çalıştırır.

Aynen bu misaldeki gibi, Allah kainattaki her şeyin plan ve projesini kader levhası olarak yazdı ve yaratma kıvamına soktu. Aynı misaldeki gibi bir dokunmak ile çalışan gemi vaziyetine getirdi. Kudret ise görünmeyen mürekkeble yazılmış yazının üstüne az bir dokunuşla görünmesi gibi, bu tasarlanmış intizamı ve kurulmuş eşyaya bir dokunuşla varlık sahasına çıkarıyor. Büyük ve küçük, ağır ve hafif bu intizam sırrından dolayı Allah’ın kudreti nazarında fark etmiyor.

Tecerrüd sırrı: Bir sınıftan bir mahiyetten olan şeyler, kendi aralarında birbirlerine hükmedip kolay iş göremez. Ama bu sınıf ve mahiyetten soyut ve bir üst makam ve mevkide olan başka bir mahiyet, kendi altındaki şeyleri kolay ve rahat tedbir edip yönetebilir. Mesela, rütbeleri aynı ve sınıfları bir olan erler kendi aralarında birbirlerine intizam vermesi çok zor ve müşkildir, ama bu sınıftan ve rütbeden olmayan bir uzman çavuş onları rahat ve kolaylıkla idare eder, bir er ile yüz er fark etmez. O alt sınıfın zorluklarından o uzman çavuş soyutlanmıştır. Cılız ve zayıf bir er ile kuvvetli ve iriyarı bir er, komutanı karşısında eşittir. Zira ikisinin de sınıf ve mahiyeti aynıdır.

Aynen bunun gibi, Allah’ın kudreti bütün mahlukatın cinsi ve mahiyetinden mücerred ve münezzeh olmasından, onların üstünde ve onların sınıfından olmamasından, mahlukatın kendi içindeki kayıt ve arızalar büyük, küçük ağır, hafif gibi durumlar, Allah’ın zati kudretine engel ve zorluk çıkaramazlar. Bir hamsi ile bir balina ikisi de aynı sınıf ve mahiyette olmasından Allah’ın kudreti karşısında aynıdırlar.

İtaat sırrı: Bir orduda bütün askerler komutanına tam bir itaat içinde olmasından dolayı, bir emir ile bir asker de harekete geçer, bir milyon asker de harekete geçer. Ağızdan çıkan komut hepsine aynıdır. Yüz bin asker için ayrı ve daha güçlü bir komuta ihtiyaç yoktur.

Aynen bunun gibi, her şey Allah’ın kudretine karşı tam bir itaat ve inkıyat içinde olmasından dolayı, bir ile bin onun kudretine nispeten aynıdır. Güneş büyüklüğüne güvenip itaat zincirinden çıkamaz, zerre küçüklüğü ile kudretin nazarından saklanamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3415 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...