Kur'ân'ın "Avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası" olmasını izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası..." (İşârâtü’l-İ’caz)
Harita bir bölgenin fizikî ve beşerî hususiyetleri hakkında bilgi vermektir. Yine bir yere ulaşmak, yön bulmak veya bir yer hakkında bilgi almak istendiğinde haritalardan yararlanılır. Kur’an da -haritanın bu manasıyla- ahiret âlemlerinin mukaddes bir haritası olmuştur.
- Ahiret âlemlerinde hangi güzellikler vardır?
- Bu fizikî muhitin isimleri nelerdir?
- Bu maddî menziller ahiretin neresindedir?
- Oralara hangi amellerle ulaşılır?
- Şu anda yürümüş olduğumuz yolun sonunda ahiretin hangi mekânı vardır?
- Yolumuzun üzerinde nerelere uğrayacağız?
Bunun gibi birçok sualin cevabını Kur’an vermekte ve ahiret âlemlerini bizlere tanıtmaktadır. Bu cihetle de “avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası” unvanını hak etmektedir. Meseleyi biraz daha müşahhaslaştırıp, Kur’an haritasına bakarak ahiret âlemlerini biraz tefekkür edelim:
وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ
"Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse onu cennetlere sokarız." (Nisa Suresi, 13)
Bu ayetten anlıyoruz ki ahirette cennetler vardır ve bu cennetlere Allah’a ve Resulüne itaat edenler girecektir.
اِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
"Şüphesiz Allah, münafıklarla kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır." (Nisa Suresi, 140)
Bu ayetten anlıyoruz ki, ahirette bir de cehennem vardır. Buraya kâfirler ve münafıklar girecektir. Başka ayetlerde günahkâr mü’minlerin de -eğer Allah affetmezse- cehenneme girecekleri ve günahları kadar cehennemde kalacakları beyan buyurulmuştur.
Kur’an haritasına baktığımızda cennetin kat kat olduğunu görüyoruz. Bu katların isimleri şunlardır: Naim cenneti, Adn cenneti, Firdevs cenneti, Me’va cenneti, Dâru’s-Selam, Dâru’l-Huld, İlliyyûn. (Bazı âlimlere göre cennet sekiz kattır.)
Yine cehennem de tabaka tabakadır. Bu tabakaların isimleri şunlardır: Cehennem, Lazâ, Saîr, Sakar, Hâviye, Hutame ve Cahim.
لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ
"Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların her biri için birer grup ayrılmıştır." (Hicr Suresi, 44)
Bu ayetten anlıyoruz ki, cehennemin yedi kapısı vardır. Bu yedi kapı cehennemin yedi tabakasına açılmaktadır. Her bir tabakanın halkı da farklı farklıdır.
وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ
"Araf üzerinde de bir kısım insanlar vardır." (Araf Suresi, 46)
Bu ayetten anlıyoruz ki, ahirette -cennet ve cehennemden başka- bir de A’raf diye bir yer vardır. Bu yerin vasıfları ve kimlerin olduğu A’raf suresinde anlatılmaktadır.
Bunlar gibi, Kur’an âdeta ahiret âlemlerinin mukaddes bir haritası olmuş ve bu âlemleri bizlere tanıtmıştır. Mahşer meydanından amel terazilerine, cennet ile cehennem arasındaki duvardan sırat köprüsüne; cennetin köşklerinden pınarlarına, ırmaklarından sofralarına, libaslarından taamlarına; cehennemin ateşinden döşeklerine, suyundan kırbaçlarına, elbiselerinden diğer azaplarına kadar, her şeyi bizlere tanıtmış ve ahiret âlemlerinin mukaddes bir haritası olmuştur.
Bundan da hakikate şöyle bir kapı açılır: Kur’an kimin kelamıysa ahiret de onun mülküdür ve ahiret kimin ise, Kur’an dahi onundur. Zira madem Kur’an ahiret âlemlerinin böyle mukaddes bir haritası olmuş, elbette bu mukaddes haritayı çizebilmek için ahiret âlemlerini çok iyi bilmek gerekir. Ahiret âlemlerini bilmeyen bu haritayı çizemez; eğer çizmişse, ahiret âlemlerini çok iyi biliyordur. Ahiret âlemlerini böyle bilmek de ancak o âlemlerin sahibi olmakla mümkündür. Bu da ispat eder ki: Ahiret kimin ise, Kur’an onundur; Kur’an kimin kelamıysa ahiret dahi onun mülküdür...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü