"Evet, nasıl ki insanın anasırları kainatın unsurlarından ve kemikleri taş ve kayalarından ve saçları nebat ve eşcarından ve bedeninde cereyan eden kan..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, nasıl ki insanın anâsırları kâinatın unsurlarından ve kemikleri taş ve kayalarından ve saçları nebat ve eşcârından ve bedeninde cereyan eden kan ve gözünden, kulağından, burnundan ve ağzından akan ayrı ayrı suları arzın çeşmelerinden ve madenî sularından haber veriyorlar, delalet edip onlara işaret ediyorlar. Aynen öyle de insanın ruhu âlem-i ervahtan ve hafızaları Levh-i Mahfuzdan ve kuvve-i hayaliyeleri âlem-i misalden ve hâkezâ her bir cihazı bir âlemden haber veriyorlar ve onların vücutlarına kati şehadet ederler." (Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte, Haşiye.)

İnsan, ruh ve beden olmak üzere iki temel esas üzerine yaratılmıştır. Ruh insanın manevi ve gaybi tarafını ifade ederken, bedeni de maddi cihetini temsil ediyor.

Ruh, kalp, akıl, hafıza, hayal, vicdan ve diğer latife ve duygular insanın manevi cephesini temsil ederken göz, kulak, dil, burun gibi cihazları da maddi cephesini temsil ediyor.

İnsanın bu kâinatın bir misal-i musağğarı, yani küçük bir misâli olduğu Nur’larda sıkça nazara verilir. İnsan, melekler gibi nuranî bir varlık değildir. Şu var ki,  kalbi iman ile aklı ilim ile nurlandığında iç âlemindeki bu nuraniyet melekleri geri bırakabilir.

Öte yandan, bu küçük insan âleme bir enmuzec ve numunedir. Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Alemde ne varsa numunesi insanda vardır.” 

Hafızası levh-i mahfuzdan, hayali âlem-i misalden, kemikleri taşlardan, etleri topraktan, vücudundan akan kan ve sular ırmaklardan haber verir, onların küçük bir numunesidir. İnsanın ruhu, ruhlar âleminden gelen bir cevherdir, o âlemi temsil ediyor, bütün meleklerden ve ruhaniyattan haber veriyor.

İnsan, mahlukatın en mümtazı, en üstünü ve en istidatlısıdır; kâinatın halifesi, bütün isim ve sıfatların en geniş ve en mükemmel aynası, bütün âlemlerin fihristesidir. "İnsanı büyütsen kâinat olur, kâinatı küçültsen insan olur." sözü de bu gerçeğe işaret ediyor. Hz. Ali (ra)'in: وَتَزْعُمُ اَنَّكَ جِرْمٌ صَغِيرٌ وَفِيكَ اِنْطَوَى الْعَالَمُ اْلاَكْبَرُ (Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir.) sözü de bu inceliğe işaret ediyor. (bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 29. Ayet Tefsiri: Seb'a Semavat bahsi)

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Mahiyet-i insaniye, şu kâinatın bir misal-i musağğarı olduğundan, âdeta âlemde ne varsa insanda nümunesi vardır." cümlesini açar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.524
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...