"İnsan şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır." cümlesini açar mısınız? Her insan bu hakikati taşıyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Misal-i musağğar, küçültülmüş misâl demektir. Kâinât büyük âlem, insan ise onun küçültülmüş bir numunesi olan küçük âlemdir. Bu benzetme Nur Risaleleri’nde çokça geçer.

Bir risalede, “insanın bu kâinât ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi olduğu” ifade edilir. Meyve ise ağacın küçültülmüş hali gibidir. Ondaki çekirdek, ağacın bütün özelliklerini netice verecek bir programa sahiptir.

Melekler âleminin bir küçük misali de insanın ruh dünyasında kaynaşan hissiyattır. Arş, bütün âlemlerin bir idare merkezi olduğu gibi “Kalb de bir arştır.”, o da beden âleminin emir ve komuta merkezidir.

Daha böyle yüzlerce yönden insanla kâinat arasında ilgi vardır; ağaçla meyve arasındaki ilgi gibi.

İnsanla kâinat arasındaki bu ilgi sadece belli insanlar için değil bütün bir insan nevi için geçerlidir.

Dünyaya gelen her çocuk bu özellikleri taşıyarak doğar. Bu hârika yaratılışının gereğini yerine getirip getirmeme konusunda ise insanlar arasında Üstad'ın ifadesiyle “arştan ferşe, seradan süreyyaya, zerreden şemse” kadar farklılık vardır. Bu ayrı bir konudur.

Bu mâna daha başka bir şekliyle, kâinat ve insan arasında da geçerlidir. Nur Risalelerinde beyan edildiği gibi, kâinattaki levh-i mahfuzun küçük bir misâli insanın hafızasıdır. Âlem-i misâlin bir numunesi insanın hayâlidir. Taşların misâli kemikler, toprağın misâli ise etlerdir.

Ruhlar âlemi insanın ruhuyla temsil edilirken, bu varlık âleminin “şehadet ve gayb” (görünen ve görünmeyen) olarak iki kısma ayrılmasının da bir küçük misâli insanın “bedeni ve ruhudur.”

Hem bu hakikatten anlaşılır ki, insanı kim yaratmış ise onun büyük bir numunesi olan kâinatı da o yaratmıştır. Ya da kâinat kiminse insan da onundur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...