Block title
Block content

“Madem ehl-i hikmetle ehl-i din ve ashab-ı akıl ve nakil mânen ittifak etmişler ki, mevcudat şu âlem-i şehadete münhasır değildir.” Bu cümlede geçen tabirleri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ehl-i hikmet: Bu ifade, daha çok felsefeciler için kullanılır. Bunlar, her ne kadar semavî kitapların bildirdiği manada bir melaike inancına sahip olmasalar da daha önce ifade edildiği gibi, “mahiyet-i mücerrede, ukul-u aşere, erbab-ül enva, kuvâ-yı sariye” gibi ifadeleriyle melek manasını kabul etmiş oluyorlar.

Ehl-i din: Semavî kitapların hepsinin meleklerden bahsetmesi yanında, başka inançlarda da felsefecilerin tarzına yakın, yanlış bir melaike inancı olabilir.

Ashab-ı akıl denilince; her şeyi akılla izah eden felsefeciler akla gelmekle birlikte, burada melaikeyi akılla da izah ve ispat eden muhakkik âlimler manasında kullanılmış olabilir. Her akıl sahibi yakinen bilir ki, varlık alemi sedece şu gördüğümüz madde aleminden ibaret değildir. Bilim adamlarımız, insan  gözünün ışınlardan sadece yüze iki buçuk kadarını görebildiğini söylüyorlar. Işınları göremeyen bir göz ne ruhları görebilir, ne yerin çekimini, ne de güneşin cazibesini.

Ashab-ı nakil ifadesi, bu iman rüknünü hem ayet, hem de hadislere dayanarak izah eden zevattır.

Bu konuda elbette başka yorumlar da yapılabilir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 70 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...