"Manzume-i şemsiyeyle balarısının gözleri arasındaki irtibat ve keyfiyetçe birbiriyle münasebetleri, ikisinin bir Nakkaşın nakşı olduğuna olan delâletlerini..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yirmi Altıncı Söz olan Kader Risalesi’nde “Sual ve cevab, dâî ve sebeb, ikisi de Hak’dandır” buyuruluyor.

Bu âlemde, cevaplar suallerden önce yaratılmışlar. Mide sual ise, onun açlık lisaniyle ettiği sualin cevabı rızıklardır; rızıklar mideden önce yaratılmışlardır.

Aynı şekilde, gözler birer sualdir, cevabı ise başta güneş olmak üzere bütün ışıklardır; bu cevaplar da sualden önce yaratılmıştır. On Birinci Söz’de güzelce nazara verildiği gibi, henüz hiçbir canlı ortada yokken önce sofralar serilmiş, o müstakbel misafirlerin midelerine uygun rızıklar icad edilmiş, daha sonra misafirler yaratılmışlardır.

İşte bu hakikatin milyonlarca misallerinden biri de Güneş Sistemi ile balarısının gözleri arasındaki sıkı irtibat ve münasebettir. Balarısının gözlerinin görebilmesi koca güneş sistemine bağlanmış ve onun ile irtibatlandırılmıştır. Öyle ise güneş sistemini hangi kudret ışık kaynağı olarak terbiye etmiş ise, balarısına gözü takan da aynı kudrettir.

Önce Güneş yaratılmış, dünyadan yüz kırk dokuz milyon kilometre uzaktaki bu ışık kaynağından faydalanacak gözler daha sonra yaratılmıştır. Bu gün yaklaşık sekiz milyon olarak tesbit edilmiş olan canlı türlerinin gözleri birbirinden farklı yapılarda olduğu halde, her biri o Güneş’ten faydalanacak şekilde ayarlanmışlardır. Aynı ışık, insana normal gelirken sineğe fazla, deveye noksan gelmemiştir.

Bu hal gösteriyor ki, bütün gözler o Güneş’i yaratanın eserleridir ve hepsini o lambaya göre ayarlayan da ancak O’nun ince hikmeti ve dakik sanatıdır.

Konunun bir diğer yönü: O muhteşem Güneş, Dünya’yı ve diğer gezegenlerini çevirirken, ufak bir arının gözleriyle de alâkadar olmakta, ışığından onu da faydalandırmaktadır.

Aynı hal Cenâb-ı Hakk’ın sıfatları için de söz konusudur. Aynı kudret, gezegenleri döndürüp sabit yıldızları semada direksiz durdururken, küçük bir arıyı da havada uçurmaktadır, onunla da alâkadar.

"Küçük şeyler büyük şeylerle merbuttur."

"Sivrisinek gözünü halk eyleyendir mutlaka güneşi, hem kehkeşi halk eylemiş. Pirenin midesini tanzim edendir mutlaka manzume-i şemsiyeyi nazm eylemiş. Gözde rüyet, midede hem ihtiyacı derc edendir mutlaka semâ gözüne ziya sürmesi çekmiş, zemin yüzüne gıda sofrası sermiş."(1)

Pirenin midesindeki tanzim ile güneş sistemindeki nizam arasında sıkı bir münasebet vardır. Zira pirenin hayatının varlığı ve devam edebilmesi güneş sisteminin eksiksiz ve muntazam işlemesi ile mümkündür. Demek pirenin midesindeki intizam ile güneş sistemindeki intizam birbiri ile irtibatlıdır.

Hatta pirenin hayatının teşekkülü ve devam edebilmesi, sadece güneş sistemi ile alâkalı değil, bütün kâinat fabrikasının işlemesi ve intizamı ile alâkalıdır. Öyle ise pirenin midesini tanzim eden kim ise, kâinatı ve güneş sistemini tanzim eden de aynı zâttır. "Tarla kimin ise mahsulât da ona aittir" hükmünce, kâinat ve güneş sistemi bir tarla, bütün bitkiler ve hayvanlar da bu tarlanın mahsulüdür.

(1) bk. Sözler, Lemeat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.599
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
MaşaAllah.İzah çok güzel.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Gâribem Nâtuvanem

Selamün Aleyküm, 

Eğer bulunduysa , biliyorsanız; maddi olarak da güneş sistemi ile arının gözünün benzerliği veya pirenin midesinin benzerliği ile ilgili bilimsel makale , yazı, tez , araştırma vb. varsa bilgi verebilir misiniz? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...