“Mazhariyet-i esmâsına en câmi' bir âyine ve onu ism-i a'zamın tecellisine ve her isimde bulunan ism-i a'zamlık mertebesinin tecellisine mazhar bir ahsen-i takvimde en güzel bir mu'cize-i kudret…” İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Otuz Üçüncü Sözün “İnsan Penceresi”nde şu hârika tespite yer verilir:

“...Nasıl esmâda bir ism-i âzam var, öyle de o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır.”(1)

İsm-i âzam bütün İlâhî isimleri içine alır. İnsan da kâinatta tecellî eden bütün isimlere ayna olmakla nakş-ı âzam olmuştur.

İnsan, ism-i âzama mazhar olduğu gibi, her ismin de “ism-i a'zamlık mertebesinin tecellisine mazhar”dır. Yani, her ismin en ileri, en mükemmel tecellisi insanda görülür:

“Muhyî” ismine bakalım, hayat sahipleri içinde insandan mükemmeli yoktur.

“Rezzak” ismine bakalım, canlılar içinde insandan daha çeşitli ve mükemmel rızıklarla beslenen yoktur.

“Kerim” ismine bakalım; İlahî ikramlara insandan daha fazla mazhar olan bir canlı yoktur.

İnsan; mahiyeti ve kabiliyetleri itibariyle en mükemmel varlıktır. Ahsen-i takvim bu mânâyı ders verir. Ahsen-i takvime “İnsan en güzel surette yaratılmıştır.” diye mânâ verilirken şu noktanın unutulmaması gerekir:

Beden ruhun hanesidir. O halde “en güzel, en mükemmel” mânâlarını insanın ruhunda aramak gerekir. Ruh ahsen (en güzel) olduğu için hanesi de en güzel yaratılmıştır. Arıya kovan, tavuğa kümes, sultana saray yapılır.

Ve insan da diğer bütün varlıklar gibi Allah’ın bir kudret mu’cizesidir. Mu’ciz, aciz bırakan demektir. Allah’ın yarattığı bir çiçek de mu’cizedir, bir böcek de, bir yıldız da. Bunlar içinde “en güzel bir mu'cize-i kudret…” insandır.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Otuz Birinci Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...