"Milyonlarla mâsumların kanıyla yoğrulmuş bir kuvvet yerine, Hâlık-ı Kâinatın kudret ve rahmetine dayanmak, ehl-i Kur'ân'a farz ve vaciptir. Gerçi zındıka ve dinsizlik o boğuşanların birisine dayanıp ehl-i diyaneti ezer..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte böyle hiçbir kanun-u adalete ve insaniyete ve hiçbir düstur-u hakikate ve hukuka muvafık gelmeyen boğuşmalardan, elbette âlem-i İslâm ve Kur'ân teberrî eder. Yardımcılıklarına tenezzül edip tezellül etmez. Çünkü onlarda öyle dehşetli bir firavunluk, bir hodgâmlık hükmediyor; değil Kur'ân'a, İslâma yardım, belki kendine tâbi ve âlet etmekle elini uzatır. Öyle zâlimlerin kılıçlarına dayanmak, hakkaniyet-i Kur'ânîye elbette tenezzül etmez. Ve milyonlarla mâsumların kanıyla yoğrulmuş bir kuvvet yerine, Hâlık-ı Kâinatın kudret ve rahmetine dayanmak, ehl-i Kur'ân'a farz ve vaciptir. Gerçi zındıka ve dinsizlik o boğuşanların birisine dayanıp ehl-i diyaneti ezer. O zındıkanın tazyikinden kurtulmak, onun aksi cereyanına taraftar olmak bir çaredir. Fakat şimdiye kadar o taraftarlık bir menfaat vermeyerek çok zararları dokunmuş."(1)

Üstad Hazretlerinin döneminde dünyada iki tane hakim siyasi kuvvet ve cephe var. Bunlardan birisi bir dönem İngilizlerin daha sonra da Amerika’nın başını çektiği kapitalist cephe. Diğeri ise milyonlarca masum insanı katledip gençleri anarşizme sevk eden komünizm cephesidir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bu iki cephe, soğuk savaş sürecine girerek 1991 tarihinde komünist cephenin dağılması ile son bulmuştur. Bu süreç içinde dünyada siyasi yelpaze bu iki cephenin yönlendirilmesine göre olmuştur. Âdeta dünya iki blok şekline girmiştir.

"Zulmedenlere en küçük bir meyil göstermeyin; yoksa cehennem ateşi size de dokunur." (Hûd, 11/113)

ayetinin gereğince, Üstad Hazretleri siyaseten de olsa bu iki cepheye, özellikle de komünist cepheye asla meyledip taraftar olmamıştır, olanları da ikaz etmektedir. Bu mektupta da bu husus vurgulanmaktadır.

Evet, tahkiki imanı taşıyan bir müminin zalim kuvvetlere bel bağlaması ve manen onlara perestiş etmesi asla ve kat'a düşünülemez. Üstad Hazretlerinin bu ifadelerine biraz da şehamet-i iman cihetinden bakmak gerekiyor. Son asır müceddidinin böyle zalimlere meyletmesi asla mümkün değildir.

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, 129. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...