"Mim’siz دَرْكًا 'Kürd' kalbidir... Lâkabına dahi 'Ez-zaman' kelimesiyle îma" etmek ne demektir, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sonra İmam-ı Ali (r.a.) Sekîne ile meşgul olan Said’e (r.a.) bakar, konuşur. Akabinde يَا مُدْرِكًا لِذَلِكَ الزَّمَانِ der. İki-üç yerde kuvvetli işaretle Said (r.a.) ismini verdiği şakirdine hitaben, 'Kendini Sekîne ile dua edip muhafazaya çalış' Yâ-i nidâî’den sonra müteaddit karineler ve emarelerle Said var. Demek يَاسَعِيدُ مُدْرِكًا لِذَلِكَ الزَّمَانِ olur. Bu fıkra nasıl ki مُدْرِكًا kelimesiyle 'el-Kürdî' lakabına hem lafzan, hem cifren bakar. Çünkü mim’siz دَرْكًا “Kürd” kalbidir. م ise ل ve ى ye tam muvafıktır. Öyle de diğer bir ismi olan 'Bediüzzaman' lakabına dahi 'ez-zaman' kelimesiyle îma etmekle beraber, bin üç yüz elli dört (1354) veya bin üç yüz elli beş (1355) makam-ı cifrîsiyle Said’in (r.a.) hakikat-i halini ve hilâf-ı âdet vaziyetini ve hıfz u vikaye için kesretli duasını ve halvet ve inzivasını tamamiyle tabir ve ifade ettiğinden, sarahate yakın bir surette parmağını onun başına o kasidede teselli için basıyor." (Şualar, Sekizinci Şuâ)

Hz. Ali, bir şakirdine "Ey o zamana yetişen (Yâ Müdriken lizâlik’ez-zamân)" diyerek sesleniyor. Üstad, buradaki karinelerle (delillerle) bu hitabın doğrudan kendisine ve içinde bulunduğu zorlu zamana (1354-1355 yılları / Eskişehir hapsi dönemi) baktığını belirtir.

Metinde geçen "Müdriken" (مُدْرِكًا) kelimesi, Bediüzzaman’ın o dönemdeki lakabı olan "el-Kürdî" ye işaret eder.

"Müdrik" (kavrayan) ile "Kürd" kelimeleri arasında anlamsal bir bağ kurulur.

Kelimenin başındaki "mim" (م) harfi atıldığında geriye kalan "derken" (دَرْكًا) kısmı, harf dizilimi ve mana derinliği olarak "Kürd" kelimesinin manevi özünü ve kalbini ifade eder. "Mim" harfi ise ebced ve sembolik değeriyle kelimeyi tamamlar.

Metinde geçen "ez-zaman" kelimesi, Üstad'ın diğer lakabı olan "Bediüzzaman" ismine bir imadır. Hz. Ali (ra) hem "zaman" hem "idrak" (müdrik) kelimelerini kullanarak Said Nursi’nin kimliğini ve o zamandaki garip halini tarif etmiş olur.

Hz. Ali (ra) bu hitabıyla, büyük bir baskı ve hapis hayatı yaşayan (1354-1355 yılları) Said Nursi'ye; "Kendini Sekine ile müdafaa et, dua ile korun" diyerek manevi bir teselli ve yol göstermektedir.

Kısaca özetlersek Hz. Ali (ra), "müdrik" ve "zaman" kelimeleriyle hem "Said" ismine, hem "Kürdi" lakabına hem de "Bediüzzaman" ünvanına cifri birer imza atarak; o sıkıntılı dönemde talebesini manen kucaklamış ve Sekine duasına yönlendirmiştir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 198
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

denizm

“Kürd” kalbidir. Ne demektir? Orasını anlayamadım

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

"Kürd" kelimesi burada "gönül ehli, saf, katıksız ve samimi" anlamında bir sıfat olarak kullanılır.

Bu ifadenin arkasındaki mantığı şu iki noktada özetleyebiliriz:

Safiyet ve Samimiyet: Eski edebiyatta ve bazı tasavvufi metinlerde "Kürd" imgesi; hile bilmeyen, içi dışı bir, sunilikten uzak ve doğal olanı temsil eder. "Kürd kalbidir" denildiğinde, o kişinin kalbinin çok temiz, gösterişsiz ve yapmacıklıktan uzak olduğu kastedilir.

Aşk ve Sadakat: Bazı şairler, kalbin aşk yolundaki sarsılmazlığını ve bozulmamış doğasını anlatmak için bu benzetmeyi kullanırlar. Yani hesap kitap yapmayan, doğrudan sevgiye odaklanan bir kalbi ifade eder.

Kısacası; "Kürd kalbidir" demek, "Tertemiz, hilesiz ve olduğu gibi görünen bir kalptir" demektir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ömernur4040

Yani Tersinden okunuşu kürd   demek (naşir)

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...