"Muhabbetin cemal, ihsan ve kemal olmak üzere üç sebebi vardır." Deist denen bir grup var. Bunlar, "Allah kainatı yarattı, sonrasına karışmıyor.", diyorlar. Acaba ihsanı reddetmek için mi, sorumluluktan kaçmak için mi bunu yapıyorlar?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Deizm, Allah’ın varlığına ve sebeplerden ilk sebep olduğuna inan bir düşünce ekolüdür. Allah’ın kainat ve sebepler üstündeki tedbir ve tasarrufunu kabul etmeyip, bu tedbir ve tasarrufu sebeplere havale ederler. Allah’ın dinine ve elçisine, dolayısı ile emir ve yasaklarına da inanmazlar, hatta dini insanlar arasında nizaya bir sebep olarak görürler.

Deizmin din ile sorunu, aslında Hristiyanlığın tutarsız ve çelişkili inanç sistemi ile ilgilidir. Daha çok Hristiyanlığa bir tepkidir. Deizm günümüzde materyalist felsefenin de tesiri ile daha çok panteizme kaymıştır. Yani bir çeşit modern maddecilik şekline girmiştir. Allah kavramından gittikçe uzaklaşıp madde eşittir tanrı kavramına yönelmiştir.

Risale-i Nur'da bu düşünce ekolüne olan tepki nerede ise bütün bahisleridir. Zira Risale-i Nur imanın altı esası üzerine bina olmuş bir tefsirdir. Bütün mesaisini imanın rükünleri üzerine sarf ediyor. Dolaysısı ile her bahsinde deizmi de tenkit etmiş oluyor.

Deizmin en tipik fikri dini ve imanın diğer rükünlerini inkar etmektir. Bu felsefi ekolun böyle bir fikre sapmasında asıl saik, aklın aczini anlayamamaları ve egolarını İlahlaştırmalarıdır. Sorumluluktan kaçmak istemeleri tali bir saik ve faktördür diye düşünüyoruz.

Üstad Hazretleri bütün eserlerinde insanın kendi başına aklı ve kalbi ile hakikatleri bulamayacağını, doğru ve güzelliklerin soyut akıl ile keşfedilemeyeceğini, bu yüzden peygamberlere ve onların sünnetlerine tabi olunması gerektiğini izah ve ispat ediyor. Bu nüktenin ana konusu budur.

Üstad Hazretleri kendisini örnek göstererek, insanın tek başına ne kadar aciz ve zayıf olduğunu, insanların ne kadar deha derecesinde zeki de olsa Allah’ın gönderdiği peygamberlere ne denli muhtaç yaratıldığını vurguluyor. Üstad Hazretleri eserlerinde felsefedeki teizm ekolüne yani nübüvveti ve dini gereksiz gören kibirli filozoflara haddini bildiriyor.

Deizm, hakikatlerin akıl ile bulunabileceğini, bu yüzden din ve peygambere gerek olmadığını savunan sapkın bir felsefi ekoldür.

Filozofların bozuk ve hakikatsiz fikir ve meslekleri, bu fikrin ve ekolün ne kadar hatalı ve yanlış olduğunu ispat eder. Hazreti Peygamber (asm)'in getirdiği iman ve inanç anlayışı ile filozofların aklı ile bulabildiği tanrı anlayışı arasındaki azim fark meselemizi gayet güzel izah ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR