"Muhallim ibni Cessâme, Âmir ibni Azbat’ı gadr ile katletmişti..." Peygamber Efendimiz'in, Muhallim'e beddua etmesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Efendimiz (a.s.m) kendi şahsına yapılan haksızlıklara karşı, daima affedici olmuştur. Lakin İslam'a ve Müslümanlara yapılanlara karşı, izzetli ve hesap soran durumda kalmıştır. Bu Muhallim meselesi de "Müslümanlar birbirlerini öldürüyor, Muhammed kendi sahabelerini ve taraftarlarını öldürtüyor." gibi bir yanlış manaya kapı açmasın diye böyle davranması söz konusudur.

Konuyla ilgili bir iki noktaya işaret etmekte fayda vardır:

a. Hz. Peygamber’in (a.s.m): “Allah’ım! Muhallimi bağışlama!” bedduası, onun kâfir olarak ölmesini istemek değil, işlediği suçun cezasını çekmesini istemek, anlamına gelir.

b. Onun sırf cahiliye döneminden kalma bir husumet yüzünden ve biraz ganimet elde etmek için, imanının sesine kulak vermemesi, bile bile imanlı bir kimseyi öldürmesinin cezasının verilmesi, tarih boyunca, suret-i haktan görünüp nefsinin arzusunu, Allah’ın rızası şeklinde yansıtmaya çalışanlara bir ibret dersi olmuştur.

c. Hz. Peygamber (a.s.m), bu suçun Allah tarafından affedilmeyeceğini -nübüvvet penceresinden- gördüğü için, Allah’ın bu iradesi doğrultusunda, bu bedduayı yapmış olabilir.

d. Bu olay, Allah yolunda cihada giden bir birlikte yer almış olsa da kişinin Allah’a karşı yaptığı isyanların affedilmeyebileceğini göstermesi açısından da önemlidir.

e. Bu olay aynı zamanda, kötü niyetli insanların, iyi niyetli, samimi müminlerin / toplulukların, cemaatlerin içinde bulunmasına, onların kötüler defterinde yazılmasına engel olmayacağını gösterir. Çünkü İslam’da şahsî sorumluluk esastır. Toptancılık yoktur. Bu konuda, özellikle dinî kesimde bulunanların çok dikkatli olmaları gerekir.

Huneyn'de Bir Kıssa:

Resul-ü Ekrem (a.s.m), henüz Huneyn Mevkii'nden ayrılmış değildi. Öğle namazını kılmış ve istirahat etmek için bir ağacın gölgesinde oturuyordu. Bu esnada Gatafan Kabilesinin reisi Uyeyne b. Hısn ile Akra b. Habis, Resulullah Efendimiz (asm)'in yanına geldi. Uyeyne, Peygamber Efendimiz (asm)'den, haksız yere öldürülen Amir b. Azbat'ın kanını dava ediyor ve onu öldüren Muhallim b. Cessame'nin kendilerine teslim edilmesini istiyordu.

Çünkü Mekke'nin fethinden önce, mücahidler yolda Amir b. Azbat'a rastlamışlardı. Amir, mücahidleri İslam'ın selamıyla selamlamış olduğu hâlde, şahsi bir düşmanlık ve kinden dolayı, Muhallim b. Cessame tarafından öldürülmüştü. Uyeyne de bu kan davasının karşılığını almak istemişti.

Resul-ü Ekrem (asm), Muhallim'i vermek yerine Amir'in kan bedelini almaya razı etti.

Müslümanlar Muhallim b. Cessame'ye; "Resululah'ın huzuruna çık, yaptığın bu davranıştan dolayı senin için Allah'tan mağfiret dilesin." dediler. Muhallim, temiz elbiselerini giyip Resulullah'ın yanına vardı; önünde diz çöktü. Mahzundu, üzgündü, gözlerinden yaşlar akıyordu. Yaptığı şeyden pişmanlık duyduğunu ve Allah'a tövbe ettiğini söyleyerek, Resulullah (a.s.m)'dan, Allah'tan mağfiret dilemesini istiyordu: "Ya Resulullah!.. Pişmanım, Allah'a tövbe ediyorum! Benim için Allah'tan mağfiret dile!"

Resulü Ekrem (asm), "Kimsin sen?" diye sordu.

"Muhallim b. Cüssam!.." diye cevap verdi.

Resulü Ekrem (asm), "Demek sen, ona (Amir b. Azbat'a) Allah'ın emanıyla eman verdin (selamına karşılık selam verdin), sonra da vurup öldürdün, öyle mi?" diye buyurunca, Muhallim b. Cessame başını öne eğdi ve sustu.

Sonrasında Resul-ü Ekrem (asm) ellerini havaya kaldırarak: "Allah'ım, Muhallim b. Cessame'yi affetme!" diye beddua etti. Bedduayı duyan Muhallim'in tüyleri diken diken oldu. Sonra tekrardan Resulullah (asm)'a: "Ya Resulullah, Pişmanım. Allah'a tövbe ediyorum. Ne olur Allah'tan benim için af dile."

Ne vardı ki Muhallim'in yakarışları fayda vermedi, Hz. Resulullah (asm)'ın bedduasını aldı ve sonra da huzurdan kovuldu.

Muhallim, bir hafta içinde öldü. Ölünce onu toprağa gömdüler. Ne var ki yer ölüsünü kabul etmiyordu; defalarca gömdükleri hâlde yer, yine cesedini dışarı attı. Sonunda kavmi, onu iki dağ arasında üzerine taş yığarak bıraktılar.

Durumunu Efendimize (asm) ilettiklerinde, şöyle buyurdu:

"Vallahi yer, onun çok daha kötülerinin üzerini örtmüştür. Fakat, Allah aranızdaki (haksız yere adam öldürme) yasağı hakkında size gösterdiği bu hadiseyle nasihat ve ibret vermek istemektedir."

(bk. Salih SURUÇ, Peygamberimizin Hayatı, s. 533)

Ek bilgi için tıklayınız:
- Muhallim bin Cessame tövbe etmesine rağmen neden affedilmemiştir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

fatih.abdullahoglu
cevabiniz icin tesekkur ederim ALLAH razi olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...