"Mürtedin hakk-ı hayatı yoktur... Mezheb-i Hanefiyede, ehl-i zimmeden olan bir kâfirin şehadeti makbuldür, fakat fâsık merdûdü’ş-şehadettir. Çünkü haindir." İzah eder misiniz? Mürted ne demektir? Fasıkın şehadeti niye makbul değildir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Müslüman bütün güzellikleri ve iyilikleri iman ve İslâm sayesinde öğreniyor ve ondan alıyor.

"Malûmdur ki, âlâ bir şey bozulsa, ednâ bir şeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazan zehir gibi olur. Öyle de mahlûkatın en mükerremi, belki en âlâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur. Müteaffin maddelerin kokusuyla telezzüz eden haşarat gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi, dalâlet bataklığındaki şerler ve habis ahlâklarla telezzüz ve iftihar eder ve zulmün zulümatındaki zararlardan ve cinayetlerden lezzet alırlar, âdeta şeytanın mahiyetine girerler."

"Evet, cinnî şeytanın vücuduna kat'î bir delili, insî şeytanın vücududur."(1)

Mürted; İslâm dininden çıkmış kişiye denir. İslâm dini ise dinlerin en üstünü ve en mükemmelidir. Dinlerin en üstününü ve mükemmelini terk eden adam, artık başka dinleri kabul etmez, kanunları tanımaz ve onların terbiyesine girmez. Böyle olunca mürted tam bir anarşist olur ve toplumu zehirler. Nasıl ki, kangren olan aza vücudun bütününe zarar vermemesi için kesilip atılırsa, böyle anarşist ve mürted de topluma zarar vermemesi için idam edilir.

Üstad Hazretlerinin vermiş olduğu misal gibi, süt ve yoğurt bozulsa yine işlenip kullanılabilir, ama yağ bozulsa; artık bir işe yaramaz, zehir olur. İşte bir Müslüman da bütün güzel hasletleri en kâmil din olan İslâm dininden öğrendiği ve onunla terbiye olduğu için, bu daireden çıktığı zaman artık ruhuna kemalat kazandıracak başka bir şey olmaz. Tam bir inkâr ve anarşiye kayar, böyle zararlı bir insanın da hakk-ı hayatı olmasa gerek. İşte bu yüzden, bütün mezheplerde “mürtedin hakkı hayatı yoktur” diye hüküm verilmiş.

Bu sebeple İslâm hukuku fasık Müslümanın şahitliğini kabul etmiyor.

Günah belki insanı küfre sokmuyor; ama içinde küfrün mahiyetine benzeyen bir bozulma söz konusudur. Bu yüzden, fıskın içinde yoğrulmuş bir adam, Müslüman da olsa emniyet ve güveni kaybediyor.

Günahkâr bir Müslüman, makam olarak ehl-i kitap olan bir kâfirden üstündür; ama günahlardan gelen bozukluğu cihetiyle, emniyet açısından onun altında kalıyor. Burada iman ile küfür değil, ahlakî sıfatlar mukayese edilmektedir.

Ayrıca vicdan, yapılan hatalardan ve haksızlıklardan dolayı rahatsız olur ve bunu sahibine hissettirir. Bazen, kişi günahlara öyle alışır ki, onun müptelası olur, o zaman vicdan tefessüh eder ve asli vazifesini yapamaz hale gelir. Artık günahları vicdan azabı duymaksızın gönül rahatlığı ile işlemeye başlar.

İşte İslâm, böyle kimseleri hain ilan eder.

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

hil_mev
islam dininden çıkıp isevi olduğunu iddia eden insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?ciddi manada mı yoksa kendilerini veçevrelerindekileri kandırmak için mi böyle söylüyorlar?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Bunu ancak Allah bilir, bizler bilemeyiz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...